İlk rüyamdan sonra unutmalarım devam ederken dedikodular ve iftiralar da almış başını gidiyordu. O sırada dernekteki kızlar beni günahkar kendilerini de hürü pak ilan eden tavırlar sergilemekteydiler.
*İlk rüyamı "Kendime Notlar Rüya" yazısında anlatmıştım. Dedikodulari ve iftiralari 18 IFTIRALAR sayfamda detayli anlatmistim.
Bir ara dernekte geziler düzenlenmeye başlandı. Parası olan geziyordu. Sonra umre gezisi düzenlemeye başladılar. Onu da ağlamalardan zırlamalardan öğrendim. Bazı kızlar ortalık yerde hüngür foşurt ağlıyor bana pek samimi gelmese de sormuştum. Neden ağlıyordu bu kızlar.
Neymiş efendim umreye gidecek parası yokmuş o yüzden ağlıyormuş. Bunu söyleyen kızın babası o zamanda daha bir bankanın müdürüydü :) Alla alla işe bak sen parası yok! Sonra bazı iş adamları gidemeyen kızların parasını karşılamaya karar verip para göndermişti :)
Neyse , o gece düşündüm alla alla aceba ben neden ağlamıyorum ve ağlamak ta umreye gitmek te içimden gelmiyor, imanım mı eksik Allahım?
!Dipnot, eğer Allah'a bişi sorarsanız muhakkak size cevabı bir şekilde gönderir.
Evet o gece bir rüya gördüm.
Rüyamda ev arkadaşım tuba ve babası kabeye gitmek için yola çıkmışlardı ben de yanlarındaydım. Yürür vaziyette giderken tuba yarı yolda döndü o devam edemez dediler. Sonra babası ve ben giderken kabenin yanından geçtik ... Kabenin ilerisine gidecekmişiz, biz zaten kabeye gitmişiz güya.
Çok beyaz parlak bir mermerin olduğu bir yere geldik, sağ tarafımızda bir çeşme vardı berrak bir su akıyordu. Tubanın babası abdest aldı sonra ileri baktı , tekrar abdest aldı, sonra bana döndü baktı:
'Burdan sonrasına ben gelemiyorum, sen kendin gideceksin. İleriye baktım mermerin biraz ilerisinde çok beyaz bir yer vardı aynı sisli bir hava ama huzur verici. Sonra o dönemin güya ablası diye anılan çok hurmet gören iki kişiyi oranın sınırında gördüm, aralarında konuşuyorlardı.
Tam adımımı atacaktım ki onların olduğu yere gitmek istemediğimi farkettim. Ve aynen şöyle dedim:
'Onların olduğu yerde ben olmam ya onlar ya ben'
Ordaki kişiler onları ordan attılar, sonra ben o çizgiyi geçtim hem de abdest almadan ve geçer geçmez huzurun güzelliğin farkına vardım.
Uyandığımda önceleri anlam veremesem de içime doğan şuydu, kabeye gitmiş kadarsın, daha ilerisi için herkesin abdest alması gerekirken benim almama bile gerek yok.
Çok sonraları bu rüyanım manasını daha derinden anlayacaktım.
O dönemde, herşeyi unuttuğum bilen dernek yönetimi güya bir karar alacakmış. Benim hatırlamama yardımcı mı olacaklar yoksa unutmuş halimle mi bırakacaklar.
İşte o sırada o ablalardan biri şöyle diyor :' O daha genç 15 yıl çok uzun bir süre değil onun için, unutması daha iyi derneğin adı çıkar, hem bir daha kimseye güvenmemeyi öğrenir' işte bu cümle aslında Osman sapığının kullandığı cümlenin küfürsüz hali idi. Ve bu cümle o karar, onları bulundukları kabe makamından aşağı itmişti! Bunu hatırlamaları içinse biri kanser olacak birinin de kardeşi dolandırılıp hapse girecek ve 15 yıl hükmü verilecekti. Bu ceza değildi , Allah'ın benim işlerimi yoluna koyması için onların başına getirdikleri idi çünki kimse kardeşinin hapsi ile cezalandırılmaz. Onların cezası Allah'ın elindeydi.
Beni unutmuş bırakmalarının sebebi ise, sırf derneğe akan paralar kesilmesin diye vermişlerdi. Bir masumu hafızası kayıp siktirip bırakmışlardı. Küfürsüz cümle kullandılar diye onlar, osmandan farklı diyemezsiniz!
İşte şimdi yazılarımda bu cümleyi onlara neden kullandığımı anladınız. Çünki onlar Osmanın o küfürlü cümlesini, tekrar tekrar destekleyici hareketlerde bulundular. İşte o yüzden siktirip gitmesi gereken onlar.
Tubanın babasına ve ev arkadaşım Meleğin kankası Tubaya gelince, kıl ve nikah iftirasini (İftira ve Dedikodu sayfamda ayrıntılı anlatmıştım) babasına kadar iletmiş ' Babacım kıllarını almayan bir kız arkadaşımız bu yüzden boşanmış biz onu nasıl uyarabiliriz!' bilmişliğini yaparak hem babasını hem kendini ateşe atmıştı. Babası abdest te alsa defalarca da alsa o makama gelemeyecekti İnşaallah!
Veee asıl mesele , kabenin yanından geçerken kabeyi boş görmemdi. Yani o kızların umresi kabul olmamıştı benden hellalik alana kadar da kabul olmayacakti. Sadece kizlarinki mi ilk iftirayi baslatan yavuz ve onun arkasindan bu iftrayi yayan diger erkekler de ayni sekilde ayni durumdaydilar.
Dipnot: Hak hellaligi almak icin karsima cikmayin! Helal etmiyorum , ahirette hesaplasiriz!
İşte Öyle paralar döküp kabeye gitmeler sizi aklamıyor maalesef!
Mesele Kabeye gitmekte değil kabeyi yaşamakta! Ah bir anlasanız! Ama onların akılları ermez boşuna anlatmaya gerek yok!
Onun babası değişir annesi hep aynı kalır! Anlayan anladı. Kibrinizden kabul edemediğiniz şey neydi bir hatırlayın bakalım? Ne kadar çok çocuk yaparsanız yapın, hiçbiri o değil, bu kural hiçbir zaman değişmez! O ya değişmeyen annesinden olur ya da hiç olmaz!
Veee her sayfaya eklenmesi gereken NOT:
...Birşey diyim mi burnunuzu karıştırsaydınız geğirip osursaydınız ter koksaydınız inanın sizden iğrenmezdim ama o pis iftirları ağzınızda dolandırdığınızda gözümde canlanan o bok yiyişiniz midemi bulandırıyor... Çünki burnunu karıştırdıktan sonra elini yıkarsın, ter kokarsan ya da ayak kokarsa duş alırsın, sarımsak soğan koksan diş fırçalarsın, osurmak geğirmek insan vücudundaki toksini atar geçicidir tuvalete gidersin, bu ve bunun gibi şeyler insan doğasıdır kir değildir... Peki sizin yediğiniz bokun temizliği var mı?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder