Baya uzun zaman olmuş ama hatırladığım birçok detay oldu. Tabi anılar bende flashback olarak geldiği için taze gibiydi. Bütün konuşmaları hatırlıyordum.
....
Çocuğun elindeki telefon ya da kamera olsa gerek oraya çok dikkat etmemiştim. Çünki o an bu çocuk neden orda diye düşündüm. Ve o evden neden bir türlü kurtulamadığımı da sezmiştim ve sezdiğim şey pek te hoşuma gitmeyecek gibiydi.
Çocukluğumdan beri bur tarz çocuklarla karşılaşmıştım çünki, ve onlara nasıl çığlık atacaklarını nasıl hayır diyeceklerini daha onların yaşındayken tarif ederdim. Şimdi büyümüştüm ve bir çocuk daha karşımdaydı.
Sapık bana doğru döndü. Ve emir verircesine beni öp dedi.
Direk reddettim hali ile. Ters giden şey şuydu sapık benim onu öpmemi istiyordu, öncelik adım benden gitmeliymiş. Bunu neden istediğini daha sonra açıklarım ama burda şimdi o detaya gerek yok.
Güya ben sapığı öperken çocuk ta fotoğrafımızı çekecek, sonra da sinana : görücüye çıktığı adamla odada sevişti - kanıtı olarak sunacaklarmış.
Çocuğa döndüm.
-Yapma! Ablacım. Neden yapıyorsun?
-Sen ablamın sevgilsini elinden aldın. Ödetecez sana.
-Böyle birşey yok ablan yalan söylüyor. İstersen al ara Sinana sor. Bak telefonu sana uzatıyorum al sinanı ara konuş o söylesin.
Çocuk bocaladı. İnandı gibi durdu.
Sonra sapığa döndüm. Kendini ıspatlama çabasında olduğunu anlamıştım.
-Senin masken olsa da, iddaya girerim senin kim olduğunu şu odada bulurum ! dedim.
Büyük bir kahkaha attı.
-İyi bul bakalım nasıl bulacaksın.
-Bana beş dakika ver ama hiç konuşma çocukla konuşacam. dedim.
- Tamam. dedi. VEEE elime bir fırsat geçmişti. Dedektiflik zilini çalmalıydım. Kim?Ne?Nerede?Nasıl?Ne Zaman?Niçin? .. Bu soruları sormam için beş dakikam vardı.
Çocuğa döndüm:
-Yanımdaki adamı pardon şahsiyetsizi bana tarif eder misin? Nasıl görünümü? - Belki ben ilaçlıyım diye farklı görüyordumdur dedim, ve çocuğun da tarif etmesini istemiştim. Ama çocuk ta benim gördüğümü tarif ediyordu, kestim ve hızlandım.
-Tamam boşver. Bu şahsiyetsizi ne zaman görüyorsun?
-Geceleri yatağıma geliyor
-Nasıl anlamadım? Niye?
- O benim sevgilim. seviyor beni
Bir dakka noluyor lan dedim içimden sevgili?
-Şimdi beni iyi dinle! Zamanım yok , bu adam sapık , seni sevdiği felan yok seni kullanıyor.
-Sapık ne demek?
-Annene sor annene söyle anlat o sana söyleyecek. Ama çok zamanım kalmadı. Bana söyler misin bu adam senin yatağına hangi günler geliyor? Hergün mü geliyor?
-Hayır. (Demekki baba değildi, zaten babasınıng göbeği vardı bunun yoktu)
-Peki arkadaşının ismi ne?
-Sinan bu işte
-Hayır Sinan değil, az önce telefonda konuştum o değil, ve sinan daha uzun boylu. Peki, o geldiği geceler evde kimler oluyor hatırla! dedim.
-Annem, babam, ablam ve arkadaşı
İşte ipucunu tutmuştum arkadaşı?
-Kim bu arkadaş tarif eder misin?
Osmanı olduğu gibi tarif etti, hatta yatıya kaldığını ve onun odasında yattığını söyledi ve o gecelerde bu şahsiyetsizin de yatağına girip onu sevdiğini söyledi. Durdum sessizce Osman? bu dedim. Ama yine de emin olmam gerekirdi.
Sapık aniden sinirlendi. -Yeter! Sen baya akıllı çıktın dur orda süren bitti dedi.
Şahsiyetsiz sapık kolumdan tutarken, çocuğa telkinlerde bulunmaya başladım.
-Adın ne? Kaç yaşındasın?(bunların cevabını vermişti artık ona ismi ile hitap ediyordum ama burda ismin yazmayacağım. Zaten bildiğim kadarı ile ailesinden uzaklaştı ismi de değişmiş olsa gerek umarım tabi) ...neyse devam ettim....Anneni çağır bağır , bu şahsiyetsiz sapık ! Sakın onu yatağına alma, yatağına girerse bağır çağır çığlık at...
-Annem kızar dedi. Annesi ve ablası ona psikolojik baskı uygulyorlardı ondan emindim. Şiddet gören bir çocuk olduğu zaten belliydi.
O sırada sapık birşey farketmişti. Ben çocukla konuşurken onun gözüne bakarak konuşuyordum ve bu da çocuğun benim telkinlerimi almasını sağlıyordu.
Sapık -Yeter bu kadar bana bak hadi pantolonunu çıkar da ona çocuk olmadığını göster sen çocuk değilsin. dedi ve güldü
-'Hayır sen çocuksun daha 11 yaşındasın yapma böyle bişi'. Sapığa döndüm devam ettim 'Çocuğu rahat bırak, ne foto istiyorsan çekeriz gönder sinana sorun değil...' O sırada çocuk devam etti:
-Ben çocuk değilim, dedi.
Durdum noluyordu. Hemen başka bir manevraya geçtim.
-Tamam değilsin ama büyümek için ve cinsellik için çok erken. Büyümek için acele etme! Çıkarma o pantolonunu.
Tabi sapık ben çocuğa bakarak konuşunca ona engel olduğumu anlayınca, kolumdan sarstı. Ve çocuk pantolonunu çıkardı. Ve ben elimle gözlerimi kapatırken, ilaçlı çorbadan dolayı da zaten zor ayakta duran ben, kol sarsıntısı ile dengemi kaybetmiş ve sırtüstü düşmüştüm. Gözlerimin kapanmaması gerekiyordu ama çok ağır bir baskı hissettim. Allahım yardım et kapanıyor dedim, ve aklıma beynimize ne zaman uyanması gerektiğini söylersek o zaman uyanır teorisi gelmişti. Beynime komutu verdim, bir dakikaya uyan! Ve göz kapaklarım kapandı.
Uyandığımda, elbiselerim üzerimdeydi. Demekki bu sapık henüz yapmak istediğini yapmamıştı. Ama
Ben sırtüstüydüm ve karnımın üstünde arkası bana dönük oturuyordu, ellerim onun oturduğu yerin altındaydı. Noluyordu? Ellerimi çıkarmaya çalıştım. Sapık karnımın üstünde olduğu için nefes alıp verişim zorluydu
Daha sonradan anlaşılacakki, sapık bunu özellikle yapmış, beni sevişiyor sesleri çıkarıyor olarak kaydetmişti.
Herneyse,
Ellerimin üzerindeki baskı birden azaldı bişi oluyordu, sapık çocuğa : yaklaş, bak benim sana yaptığım zaman gibi yap, *çocuk- ayyy kıllı ama(sapığın şeyinden bahsetse de kayda benimki sanılmıştı zannımca) *sapık- alış bunlara hadi devam et derken... kendinden geçtği için hareketlenmiş benim ellerin üstündeki baskıyı unutmuştu. Ve ellerimi çıkardım ama bir ıslaklık ellerimin üzerinde geziyordu. Onun sırtına sürerek temizledim ama hiç farketmedi. Beni unuttuğunu anladım bu işime gelirdi. Peki bu durumdan nasıl kurtulacaktım.
Yanda telefonu gördüm elime aldım. Karşı taraf kapat kapat bunu mu dinleyecez diye aralarında tartışırken ben seslendim onlara - Heyy orda mısınız?. Sinanın abisinin karısı evet bir kadın konuşması:
Bir dakka? sen nasıl telefonu aldın?
Sırtüstü yatıyorum adam üzerimde oturuyor arkası dönük bir de bunun saçları siyah...
-Bırak saçları şimdi orda ne oluyor üstünde kıyafetlerin var mı?
-Evet var ama adam bişiler yapıyor çocuk önünde tam göremiyorum. Ellerimin üstünde oturuyordu kendini kaybetti sanırım bir de ellerimde ıslaklık var.
-Aman Allahım çocuğa yapıyor ! Kadın şok olmuştu. Kurtar onu nolur kurtar diye bağırdı. Sinanın abisi - Artık çok geç ne yapabilir ki diyordu. Kadın - ya o bizim çocuğumuz olsaydı olamaz... Derken
-Bir dakka birşey var yapacağım ama kimseye söylemeyin isterseniz de telefonu kapatın dedim.
Evet son birşey deneyecektim ama insanlar bana deli diyebilirdi.
Telefonu bıraktım. Kim olduğunu hatırla kim olduğunu hatırla (Dövüş sanatlarının en güzide öğrencisi ustalık zaferi, Kraliçe Salina :D) Haa aradan yıllar geçmiş :) benden şimdi ustalık beklemeyin. Ustalık için hergün pratik yapmanız gerekir. Bizde sadece kırıntıları kalmıştır
Ellerimi arkaya doğru gerdim.
-Ben Kraliçe Salina! Çocuğu bırak yoksa olacaklardan sorumlu değilim, dedim ve iki elimi yumruk yaparak sapığın sırtına vurdum.
İlkinde sarsmadı. İkinciye denedim biraz daha güçlüydü ve üçüncüsünde söylediklerimi duymuştu. Bir kahkaha attı. İşte tam o an o sıra istediğim an gelmişti. Yumruğu daha sert indirdim ve sarsıldı.
-Bu da amma canlı balık çıktı. Bak onu tutuyorum hadi bak seninki de dikleşti. Çıkar onun pantolonunu diye çocuğa telkinde bulundu.
İşte bu sapık Lut kavmi soyundan gelenlerdendi, bu şahsiyetsizlerin el verme(tecavüzcü yetiştirme), kadını fahişe bir yaratık olarak görme, çocuklara tacizi tecavüzü hak görme...gibi yapılarını bu şekil ritüellerle elde ediyorlardı. Eşleri ayırma büyüsü dedikleri zırvalık ta buydu. Birçok kadın, bluğa ermemiş bir çocuğun kendilerine tecavüzünden sonra intihar ediyordu.
Ve bu zinciri kırmanın zamanı gelmişti.
Çocuğa telkinlerde bulunuyordum, yapma etme kadınlar fahişe değildir, ona inanma! bak annene babana evlendiler , kadın istemeden evlenmeden olmaz bu işler...
Sapık ayrı telkin de bulunuyordu: Kadınların hepsi fahişedir, sadece sikilirler başka bir işe yaramazlar sikeceksin hepsini bak onu balık gibi tuttum hadi çıkar onun pantolonu dedi.
- Bak çocuk sana zarar vermek istemiyorum geri çekil! artık telkinler bitti tehdite girdim. Çünki çocuğun yüzü göremiyordum ve kontrolümden çıktmıştı.
Tam pantolonumun düğmesini açtı, bacaklarımı kapalı tutuyorum diye ayak ucumdan pantolonu çıkarmaya geçti ki , ayaklarımı ani şekilde karnıma doğru çekip hızla ona doğru tekmeyi bastım.
Veee
Artık sapık üstümden kalkmıştı. Ben de ayağa kalktım pantolonumu ilikledim.
Çocuk tekmemin hışmı ile duvara sırtı vuracak şekilde düşmüştü oturur vaziyetteydi ama gözleri kapalıydı burnu kanııyordu. Sapık bana arkası dönük çocuğa yüzü dönük : Gerizekalı öldürdün onu sevgilimi öldürdün, naptın sen?
Manyak mıydı bu şahsiyetsiz? 11 yaşından sevgil mi olur? Hadi 15 olsun yine olmaz. Neyse
O sırada kapı açıldı. Dilek ve Gülbin bize bakıyorlardı. Noldu? dedi Dilek
-Çocuğa tekme attı öldürdü vs demeye başladı , bu şahsiyetsiz.
Ben de
-Arayın ambulansı polisi tamam sorun değil anlatırım nolduğunu dedim.
Gülbine döndüm , gülbin ara polisi ambulansı vs...
-Hayır dedi gülerek. Sen ara dedi alay eder gibi.
-Bende evin adresi yok biriniz arasın dedim. O an kapı açıldığı için herşey bitti sanmıştım.
O sırada çocuk gözünü açmaya başladı.
Dilek - Tamam ölmemiş işte. Eee yapabildi mi bari? dedi.
- Yok dedi, bizim şahsiyetsiz.
- O zaman sen yap dedi Dilek. Bu odadan ona tecavüz edilmeden elimde delil olmadan kimse çıkmayacak dedi ve kapıyı kapattı.
Sapığa döndüm. Yüzünü göster!
Bu arada, en belirgin özelliğim, bir işe başladım mı onu bitirmemdir. Ve orda dileğin beni kastederek tecavüz edilmeden çıkılmayacak demesine rağmen, oraya kadar geldim bu sapık kim görmeden gitmem ve işimi bitiririm. Ben başladığım hiçbir işi bu zamana kadar yarım bırakmamıştım.
Neyse sapık sinirlendi. Kibri kabarıyordu...
-Sus be
-Göster yüzünü dedim ama oralı olmadı. Evet anlamsızlık kozunu kullanma zamanı gelmişti.
-Ben kraliçe salina göster yüzünü!
-Eeehhh yeter be diyerek döndü
Osman abi? sesim kısıktı. Tahmin etsem bile hep başkası çıkar sanıyordum. Bir şok yaşamıştım ama çabuk atlatmalıydım.
Çocuğa bakıp hemen dolaba geri girmesini söyledim. Bu sefer beni dinliyordu.Doğru dolaba koştu.
Şimdi sıra Osmanı alt etmeye gelmişti! Onda olan bana ait emaneti almanın vaktiydi....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder