17 Eylül 2025 Çarşamba

BÖLÜM : HIFIZ

Selam, Hıfız ben! Gölgelerde gezinen, zihni bıçak gibi keskin bir yolcu. Zeytuni’nin izini sürmüş, üstadımın gölgesinde sırlar biriktirmişim. Çocuğum rehin alındığında, emrimin karanlık yüzüyle yüzleştim.

Üstadım, son nefesine dek sırların bekçisiydi. Kraliçe hain pusuya kurban gidince, yetiştireceği mirasçısına ne olmuştu diyerek yollara düştü. Zeytuni’yi bulduğunda, onu bir gölge gibi izlemiş, karanlıkta saklanan gerçekleri fısıldamıştı. Ona, “Sen ?????” demiş, “ama bu sırrı kalbinin en derin kuyusuna gömmeli, zihninin kalesinde saklamalısın.” Üstadımın gözlerindeki kararlılık, Zeytuni’nin ruhuna işlemiş; ona kim olduğunu, gücünü ve bu gerçeğin düşmanlarca avlandığını anlatmış. “Saklan,” demiş, “zamanı gelene dek kimse bilmesin.” Zeytuni, üstadımın telkiniyle sırrını zihninin labirentlerine kilitlemiş, öyle ki ne hain gözler ne de takipçiler izini sürebilmiş. Ama üstadım, bu sırrı teslim eder etmez, suikastçilerin hançeriyle yere serilmiş; çünkü o hainler, üstadımın her adımını izlemiş.

Ben Hıfız, bu hikâyenin yolcusu. Zeytuni’nin sırrını koruyan o telkin, benim de yolumu aydınlatır. Aklı çeler, zamanı bükerim; fark etmezsin, geceye karışırım. İyi geceler!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder