Kütüphaneye nasıl gittim...
Dilek ve Gülbin arabada, Melek partide Sinanın annesi evde organize şekilde durumu kontrol altında tutmaya çalışıyorlardı. Gülbin telefonda bir onunla bir diğeri ile konuşuyordu ama üzerine tedirginlik çökmüştü çünki ben ara ara hatırlıyordum. Bu imkansızdı, hatta bunu kendi ağzı ile söyledi.
'Ya imkansız,... intihar etmişti' Evet onun türkiyedeyken yurttaki arkadaşı intihar etmişti. Ve ordan da sıyrılmanın bir yolunu bulmuştu. Gülbin orda da ortalığı karıştırmıştı aslında ve acındırma politikasını da etrafına göstermişti.
Neyse,
Gülbin o tedirginlikle dileğe onu eve bırakmasını söyledi. Dilek hayır diye itiraz etti. Anca beraber kanca beraber dedi. Benim kaldığım binanın önüne geldiler. Dernek saat 10 gibi kapıları kapatıyordu. Aslında arayıp onlara açtırabilirdim. Ama şahide ihtiyacım vardı.
'Telefonumun şarjı bitik, 10'da kapılar kapanıyor giremem yurda' dedim.
Dilek : 'Aaaa aklıma bir fikir geldi kütüphane 7/24 açık olduğu bir kat var oraya gidip ders çalışalim dedi.
Gülbin eve bırakılma konusunda ısrar etti. Anaannesi kızıyormuş. Dilek onu eve bıraktı. Sonra doğru kütüphaneye.
Önce Dilek benimle birlikte kütüphaneye gelmek istemedi. Ama ben kameralara baktım ve ısrar ettim. Korkarım gel benle hem beraber ders çalışmayaccaz mı neden bırakıyorsun beni dedim.
5. kata kadar çıktık. Kitapları çıkardım.
Dilek mırıldanıyordu 'Bu gerizekalı hala niye uyumadı ki offf o kadar da su içti'
Birini telefonda aradı tekrar su ile geldi. Bana suyu ikram etti, ben zaten yarı sersem ne derse yaptım suyu içtim, sonrası zaten bundan önceki sayfada...
Zamanı gelince de kanıt olarak kütüphanenenin kameralarına bakmaların isteyecektim :) ama Salak sinan salak olduğu için pek te başarılı olamayacak üstüne de bir maymunun bile yapmayacağı şeyi yapacaktı...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder