Önce hikayemizi anlatalım varın sonra siz günümüze bakarak, çocuklardan yararlananlar ne yapmaya çalışıyor anlayın, ya da bir özet geçerim.
Dahek, civarında adı kürt olan köyde çok çocuk yapıyorlar diye , genelde kürt köyünden alırmış bu çocukları.
Civardaki diğer köylerde kimi köyler gücü kabul edip istemeyerek te olsa çocukları verirken zorluk çıkarmazmış, bazı köylerde insanlar bile isteye kralı bir tanrı gibi görüp çocuklarını kurban edilsin diye kendileri götürdüğü olurmuş. Zaten kralın sürekli kürt köyüne zorla girmesinin sebebi de en çok karşı çıkan direnen kürt köyü imiş. Kral tabi ki gücünü göstermek amaçlı bu köye zulmünü arttırmış. Zalimlik öyle yaygın ve normalleşmiş ki güneş doğmaya utanmış. Dünya hep bulutlu ve kasvetli imiş.
Kürt köyünün demircisi , Demirci Kawa bu zalimliğe son vermek için bir plan yapmış. Zalim kralın mutfağına zor da olsa iki kişi sokmayı başarmış. Ve o iki kişiye demiş ki , hergün size getirilen iki çocuktan birini, size vereceğim koyun ile değişeceğiz.
Demirci Kawa o zamanın en meşhur mesleklerinden biri olan demirciliği ile ünlü ve varlıklı biri imiş. Hergün bir koyun karşılığında bir çocuğu kurtarıp o çocuklardan bir ordu oluşturmayı başarmış. Ve orduya kattığı her kürt çocuğuna kendi özel bir silah yapmış. Onları çok iyi savaşçılar olarak yetiştirmiş. Bu arada kürtler iyi savaşçılardır deyimi ordan gelir :)
Demirci Kawa bütün varlığını bu orduya kurmak için harcadığında üzerine giyecek kıyafeti olmazmış ve her kıyafeti eskidiğinde bir yama yapmış. Bu sebeple kıyafeti kırmızı, beyaz ve yeşil yamalarla kaplıymış. Kürt bayrağı rengi burdan gelir :)
Gel zaman git zaman ordusu büyümüş, ordusu büyürken kendisine de çok özel bir kılıç yapmış çünki sadece tek vuruş hakkı varmış. Kılıcı tamamlaması bitmiş, ordu büyümüş ve kendisinin de bir oğlu olmuş.
Krala bir mektup göndermiş, mektupta, kralın yüceliğine inancından oğlunu kralın önünde kendi kurban etmek istediğini yazmış. Kral o kadar kibirliymiş ki egosunu okşayan bu isteği hemen kabul etmiş. Hele ki isyankar kürt köyünden biri isteyerek çocuğunu getirip önünde kurban edecek , hoşuna gitmiş.
Demirci kawa kralın karşısına çıkacakmış. Kürt çocukları ordusuna talimatı vermiş. İşaretimi alınca kralı öldürdüm demektir. Saklandığınız yerlerden çıkın ve kaleye doğru gelip kaleyi çevreleyerek yakın demiş. Malum kralın da bir ordusu var ve savaşmaları gerekecek.
Ve kurban günü gelmiş. Demirci kawa kralın karşısına çıktığında iyice yaklaşarak, oğlunu kurban edeceği şekilde başını eğdiğinde kılıcı indirme anında yön değiştirerek, kralın kafasını gövdesinden ayırmış.
Demirci Kawa'nın özel olarak hazırladığı kılıcın özelliği bu imiş. Tek vuruşta kafayı vücuttan ayırabilecek kadar keskin bir kılıç.
Ve Demirci Kawa başladığı savaşta meşaleyi yakarak işareti vermiş. Kürt çocukları kalenin çevresini sarıp yakmışlar. Savaşı kazanmışlar. Ve o gün güneş doğmuş. O gün kürtlerin yılbaşısı 21 Mart olarak baharın gelişi yeniden doğuş ve özgürlük olarak anılmış.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder