KENDİME NOTLAR -23- İNTİKAM ve Yeni Tecavüzcü...

 Evet Sinan o kıt aklı ile bir intikam almayı düşünüyordu. Gülbini göklere çıkaracak beni rencide edecek bir plan üzerine çalışıyordu. Gülbinin timsah gözyaşları da işe yaramıştı.

O sırada Osman güya benle sinanı bir araya getirmeye çalışıyor havası estiriyor ama biz bir araya geldiğimizde kontrol altında tutmak için sinanın her dakka yanında geziyordu.

Birgün yine ben o sarsala girdiğimde kütüphanede bütün gün bekledim. Sonrasında Ayşe ve Melek bana şunu söylediler, Gülbin gelip seni Sinana götürecek ve sen özür dilemek istiyordun ya dilersin dediler.

Ayşe bir yandan da : 'Sinan senden nefret ediyor ne bu ısrar Zeytuni' diyordu. Bir yandan benden nefret etmesi hoşlarına gidiyordu tabi hali ile bunu söylerken ki mutluluklarını tarif dahi edemem.

Neyse , sordum: Gülbin neden beni ona götürüyor ki neden kütüphaneye gelmiyor , altı üstü bir mail attım neden nefret ediyor ki ne alaka?

Salak ayşe ve melek sinanı o kütüphaneye getirebilecekken böyle birşey yapmaları da cabası. Bu oyundan onların da haberi olduğuna dair şüphe duymadım değil. 

Neyse gülbin geldi ve bana dedi ki: 'Gel seni Sinana götüreyim, maili anlatırsın'

Dedim ki: ' Altı üstü bir mail özürü ne bu caf caf o niye gelmiyor?'

Gülbin:'Sana sürprizi varmış?'

Ne alaka ? dedim ve ekledim ben sürpriz sevmem ki... 

Gülbin:' Başka türlü sinan seninle konuşmayı kabul etmiyor'

Düşündüm iyi bari gideyim...

Gülbin beni bir apartmanın kapısının önüne götürdü. Orda osman duruyordu. Ama osman onun yüzünü gördüğümde hatırlayacağımı bildiği için hep kafası önüne eğik dururdu yine öyle duruyordu.

Giriş sahnesini sonra anlatacağım çünki bu salak gülbin ve osman muta nikahına inanan sözde müslümanlardı...Orası başka sayfada olacak.

Neyse içeri girdim.

Sinan karşımda duruyordu. Bir bulanma oldu ama uzak duruyordu. Ben yine mail özrünü sayıklarken...

Sinan:'Bırak şimdi maili, söylesene ev güzel mi?'

Ben: 'Evet güzel iyi ama bak...'

Sinan:'Dur şimdi güzel dimi. Sevdiğim kadınla evlenip burda yaşayacaz'

Ben:'İyi hayırlı olsun güzelmiş ama...'

Sinan:'Dur şimdi ,  benimle evlenir misin?'

Ben:'Sinan biz seninle sadece arkadaşız ve ben sana bir mail attım nerden çıktı şimdi evlilik birbirimizi bile tanımıyoruz?'

Sinan bir an duraksadı ama devam etti.'Ama işte soruyorum evlenir misin?'

Ben:'Önce bir bakalım anlaşabilir miyiz anlaşırsak evlenirim' dedim

Kocaman bir kahkaha attı: 'Salak sen demedim ki ben gülbine evlenme teklif ediyorum burda da onunla yaşayacaz. ' dedi

'İyi hayırlı olsun Sinan, bunu bana neden söylüyorsun ki ben altı üstü bir mailin özrünü dilemeye geldim, hem neden bu kadar cafcaflısınız anlamadım?' dedim

Sinan :'Al işte sen onu geçen gün herkesin içinde üzdün ağlattın şimdi sen üzül' dedi.

Aha şimşekler çaktı hatırlamaya başladım...Hemen kafamı önüme eğdim.

'Sinan çok büyük bir hata yapıyorsun, hatırladım herşeyi hatırladım... Dün benim yaptığım şeyin gülbinle alakası yok, olay sandığından daha büyük ben ses kaydına ulaşmaya çalışıyordum. Hatırlıyorum ses kaydını ortaya çıkarın mesajını veriyordum.'

Sinan: 'Ses kaydı nerde? tabi varsa' dedikten hemen sonra telefonum çaldı.

Telefona baktım. Bu numara? Evet hatırlamalarım sondan geliyordu. İlkin Osmanın bana sinanın fotosunu gösterirken bunu unut telkinini hatırlıyordum. Telefon numarasını görünce o odadaki bir anı canlandı gözümde ve bu numarayı biliyorum diyerek açtım telefonu.

Sinanın abisi telefondaydı:'Zeytuni , Sinanı arıyorum açmıyor sakın ses kaydının bende olduğunu söyleme! O aşağılık adam da sizi dinliyor kimliğini gizlemek için radyo yayını yaptırtıyor sinanı kullanıyor. Sakın birşey söyleme! Gölge ile geliyoruz. Eğer seni çok zorlarsa ses kaydının gölgede olduğunu söyle! ' dedi 

Ben de: Dinliyorlar demek ben o yayını kapattırmasını bilirim' dedim.

Ve sinana döndüm: ' Sinan abin seni arıyor aç telefonunu acil durum var'

Sinan reddetti tabi. Sonra da sinirle saymaya başladı...

Niye kafanı önüne eğiyorsun, herkesele chat yapıp çıplak resimlerini gönderdiğini gördüm aşağılıksın sen gibi laflar ediyordu.

'Ne aşağılığı ne resmi?'

Anlattı .. Sonra sordum. Peki o çıplak resimlerde göbek var mıydı? Evet dedi. Peki bak bakalım benim göbeğime dedim. Baktı .. Bu varmıydı dedim. Et beni:) 

Salak sinan bocaladı.'Yok ama görmemiş olabilirim ' dedi. Bunu görmemiş olmanın mümkünatı yok Sinan, ve o dediğin mail adresini ben kullanmayalı yıllar oluyor, yeni adres açtım onu kullanıyorum...

Devam ettim: 'Sinan bak seni kullanıyorlar, ses kaydını bulmak için seni kullanıyorlar'

Sinan:'Ses kaydı nerde?'

Ben:'Radyo yayınını kapat anlatacam herşeyi' dedim

Sinan güya radyo yayınını kapatmıştı. Bana dönüp kapattığını söyledi. 

Başladım:

'Osman, Dilek, Melek, Gülbin beni senden ayırmak için bana bir tuzak kurdular bir odaya kapattılar. O odada olanların ses kaydı var, olaylar sandığından da büyük ve Osman kızlara, arkadan saldıran tecavüzcü, onun yüzünü gördüm, karanlıkta ona sevgilileri gibi yaklaşıyor sonra saldırıyor onları sevgililerinden ayırıyor...' dedim.

Sinan bocaladı. Bana neden bakmıyorsun yüzün neden eğik dedi. Çünki sana bakarsam herşeyi unutacam seni de unutacam... Senin yüzüne bakınca unutuyorum.

Ben devam ettim :' Sinan lütfen elini ver' elimi uzattım.. 'Elini ver tut elimi herşeyi anlayacaksın'

Sinan bir an durdu, sonra bağırmaya başladı:'Sen bana emir mi veriyorsun?'

Evet kızlar, hatice dahil beni kötülemek için 'Zeytunu hep emir cümlesi kullanıyor zateeeen' demeyi ve benim karakterimi böyle göstermeyi de ihtmal etmemişlerdi .Sinanın beyni bunlarla doluydu.

Ben:'Hayır sana emretmiyorum lütfen diyorum ver elini göreceksin bütün gerçekleri gösterecem sana lütfen'

Sinan:'Tamam peki' diye yaklaşırken birden durdu. Ve devam etti:'Neden elini tutmam gerekiyor ki?Ses kaydı kimde söyle vs' dedi.

Ben:'Bunu açıklayamam, ama dokunman lazım' artık zorlamıştı abisinin dediğini  yaptım ' Ses kaydı gölgede geliyorlar beklemen lazım' dedim.

Sinan:'Sen benim beynimi yıkamaya çalışıyorsun, Osman bizi barıştırmaya çalışıyor sen ona iftira mı atıyorsun, tecavüzcü diyerek ' dedi.

Ben tam osmanın aslında kendini iyi göstermek için yöntemi olduğunu anlatacakken...

Sinan birden köpürdü ve 'Madem dokunmam gerekiyor elini tutmama gerek yok' diye garip bir ses tonu kullanarak 'Göreceksin, Tecavüz öyle edilmez böyle edilir!' diyerek aniden saldırdı.

Şok geçirdim.. Noluyo lan, onunla bir mücadeleye girmiştik bile. Bütün bedenim onu itmek için çabalıyordu onun güçsüz olduğu bir anı yakalamam gerekiyordu. Evet artık o pis pipisi kalmıştı ya güçsüz kalmıştı ben de onun pipisini kırdım. 

Burdaki mücadeleyi ve detayları yazmayacağım çünki pis tecavüzcüler böyle şeyleri okurken bile eğlenebiliyorlar. Siz onun pipisini kırdığımı bilin yeterli!

Onu iki elimle ittim oturur vaziyette yere düşmüştü.

Sinan bana dokunmuştu ve bir anda durdu bir dakka bir dakka sen gerçekleri söylüyorsun diye sayıklamaya başladı.

Ben başladım:' AMİP Kafalı altı üstü elimi tutacaktın. Sende ne tür bi beyin var AMİP Kafalı seni... diye bağırmaya başladım'

NOT: Amip nedir? Beyinsiz tek hücreli canlı- biyoloji dersimden aklımda kalmış- tek bildiği üremek.

Sonra dışarı doğru yöneldim. Kapıda sol tarafta Osman duruyordu elinde telefon bana döndü:' Ses kaydı nerde?'

Ben elindeki radyoyu da görmüştüm :' Elinde ' dedim. İlerledim sağımda Gülbin vardı hihi diye gülerek bana bakıyordu :' Sinan söyledi mi anlattı mı herşeyi?'

Ben:' Hee anlattı, evlenecekmişsiniz. Mustakbel tecavüzcü bir koca düğün hediyem olsun' dedim. Not:Burda başka bir cümle daha kullandım, kendi daha iyi bilir :D

Gülbin:'Yalan söyleme Osman tecavüzcü Sinan değil' dedi.

Sinan:'Hani zeytuni osmanla evlenmişti ne tecavüzünden bahsediyorsun sen? diyerek osmanın yakasına yapıştı ve devam etti..'Bana yalan mı söylediniz sen zeytuniye tecavüz mü ettin?' derken..

Ben: 'Pardon da Sinancım ona niye kızıyorsun ki? Sen de tecavüzcüsün?' dedim ve yola çıktım.

O sırada karşıdan üç kişi geliyordu.

Biri:' Geldik yetiştik mi? Sinana gösterecez kaydı. Çocuğun annesi çocuğu anlatmak istemedi kayıttan çıkardık. Bu da orjinali , sende kalsın dedi bana birşey verdi.'

Aldım çantama koydum sonra döndüm: 'Artık Sinanı inandırmanın benim için önemi yok, hanginiz sinanın abisi' dedim.

Abisini gösterdiler diğerlerinin gitmesini istedim.

Abisine döndüm: Önce arkamda duran kapıda osmanla kavga eden kişinin sinan olduğunu ona onaylattım ve sonra : 'Hayırlı olsun tecavüzcü bir kardeşin var' dedim.

Bu üç kişiden biri Gölgeydi, biri abisi ama diğerinin kim olduğunu hala bilmiyorum:) Neyse

Onlar Sinana doğru koşup sen napıyorsun diye bağırırken, ben yürümeye devam ettim.

Belli bir süre sonra bir rüyam geldi aklıma ve görüntü gözümde canlandı. Aman Allahım bu Gölge?

Ve geriye doğru eve doğru tekrar koşar adımlarla ilerledim...


Notlarıma gelince 

Melek Gülbin Ayşe ve bazı diğer kişler : Sinanin beni rezil ederek gülbine radyo yayınında evlenme teklif edeceği bu oyundan haberdardılar ve ellerini ovuşturarak plana yardım ettiler... Onların siktirip gideceği yeri hepiniz biliyorsunuz dimi :D

İkinci not:

Gülbin osmanın tecavüzcü birini olduğunu bile bile nasıl da onunla beraber başka planlar yapıyordu , bunu sinanı savunmaya geçerken ıspatlamamışmıydı.. Gülbin daha sonra yeni bir yalan savunma yapacaktı :' Efendim zeytuni tecavüze uğrayınca  biz de bakire olmadığı ortaya çıkmasın diye nikah yalanını uydurduk ona  yardım etmek(!) için.

Yahu gerizekalı toplum.. Bu gülbinin yalanı ve bakirelik olayları felan siz neyin kafasını yaşıyorsunuz da gülbinin bu bahanesini onaylıyorosunuz aceba! Kadın iftira atmış lan! Habire de yalan üstüne yalan katarak her ortaya çıkan yalanını başka bir yalanla sıvayan aşağılık bir mahlukat bu!

Ve amacı da kesinlikle bana yardım etmek değil Sinana, bak zeytuni başkası ile evleniyor sen de hayatına bak demek içindi. Çünki Osmanın başarılı olamadığını biliyordu! Hadi nikahı geçtim boşanma sebebi iftirası? Bu tamamen, beni rencide edip rezil edip evleneme engel olmak için yapılan birşeydi bunun aksi de onların yalanla yalanı sıvaması idi. Zaten o ve onun gibiler yalanları ortaya çıkınca başka yalanlarla ortamı kurtarmaya alışkınlar. İki yüzlü şeytan diye boşuna demiyorum dimi!

Gerçi şunu da es geçmeyeceğim, Osman ve Sinan sırf son vuruşlarını yapamadılar diye , onlar tecavüzcü değildir diyemezsiniz! Hele de Sinan ' Tecavüz öyle edilmez böyle edilir' cümlesi kullandıktan sonra saldırmasa bile tecavüzcüdür hem de en pisliğinden! ki saldırdı.

Ne yani, hem son vuruşlarını yapıp, hem de beni parçalara ayırıp çöp konteynırına atınca mı onları tecavüzcü kategorisine koyacaksınız? Onlar saldırdığında kendimi savunup, onların pipisini kırınca onlar tecavüzcü olmuyor mu? Hadi bu soruları sorun kendinize bence!

 Bakın son vuruş diyorum bakirelik demiyorum çünki bakirelik külliyen yalan onu da başka  yazımda yazacağım inşaallah.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder