Evet, aslında size propoganda yazısından sonra yalnızlaştırma yazısını yazacaktım. Bu yazıda bahsedilenleri anlamak için Psikolojik Savaşlar Fısıltı Gazetesi yazısındaki yöntemi okumanız gerekir.
Cemaat, loca...vs topluluklarından, bu yazımız ve diğer yazılarımızda örgüt diye bahsedeceğim. Ve bu psikolojik savaşlarla nasıl mücade etmeniz gerektiğinizi...
Ama önce mücadele ile başlayalım:
- Kesinlikle çok samimi arkadaş edinme. Edinirsen de herşeyi anlatma! Bazen angarya konuş mesela - eğer samimi varsa da yakın fiziksel çevrende olmasın, uzaklarda olabilir o da belki. Eğer şansınız yaver gittiyse ve yakın bir arkaş bulduysanız. Tam iki sene boyunca kesinlikle herşeyinizi anlatmayın. İki sene boyunca gözlem yapın. Eğer sağlam arkadaşsa işte o zaman yakın arkadaş olabilirsiniz. Ama tavsiye kesinlikle etmeyiz.
- Topluluklara, insanlara(sevgili baba anne kardeş, eş...) bağlı kalma geçirdiğin vakitler sınırlı olsun, yalnız kalmayı herzaman öğren! Bu yüzden haftada veya ayda bir kere sosyal bir aktiviteyi yalnız yap. Bir alışveriş merkezinde yalnız yemek yemek , bir tura yalnız katılmak gibi...Örgütlerin birinci darbesi seni yalnızlaştırmak olacaktır. Eğer yalnızlıkla barışıksan seni yalnızlıkla korkutamazlar. Bu yalnız kalmanın içinde evde oturup yalnız kalmak dahil değildir! Burda maksat topluluk arasında yalnız gezmek. Size aa yalnız napıyorsun diye soran olursa? Kesinlikle... yok efendim aslında çevrem çok kalabalıktır bugün yalnızlıkla barışıklık günüm gibi saçmalıklar yapmayın... Evet yalnız takılıyorum bugün demeniz yeterli. İlk defa bunu yapacak olanların hisleri şu olacaktır: Ayyy herkes te bana mı bakıyor ne... şimdi ne ezik neden yalnız ki bu diyorlar mı aceba vs... gibi hisler içinizden geçerse bu iyiye işaret, sakın eve dönmeyin o sosyal faaliyet yalnız şekilde tamamlanacak :D
- Propogandaya uğrarsan krizi fırsata çevirmenin muhakkak bir yolunu bul! Ve depresyon yaşarsan kendine 1 saatten fazla olmayacak şekilde o depresyonda boğulma süresi tanı. Öyle boğul ki çıktığında kesinlikle eseri kalmasın. Artık uyur musun bağırır mısın bişiler mi kırarsın orası sana bağlı...Ama benim tavsiyem o anda sizi huzurlu hissettiren şeyi yapmaya meyillenip sakince nasıl fırsat elde edersiniz bu durumdan onu düşünün.
- Para illa biryerden gelir biryerden gider, para senin ilk şartın olmasın
- Dürüst ol
- Hırs, kıskançlık... gibi duygular herkeste vardır. Onların kötü bir karakter içinde nasıl hareket ettiğini bil. Kendinden uzak tut...
- Kimsenin hakkına gireyim deme! Gördüğünden şüphe et duyduğuna inanma!
- Başkasının evinde zorunda kalmadıkça yatıya kalma!
- Misafirlikte doymadan sofradan kalk!
- Davetlere kısa süreli de olsa icabet et ama mesafeyi koru- Birilerine kendini tanıtman gerekirse arada davetler düzenle. Tanıtmak derken samimi şekilde herşeyi anlatmanana gerek yok, ama tamamen kapanırsan insanların senin birşey gizlediğini düşünür kötü biri vs olduğunu zannedebilriler. Zanlara mahal açmamak adına yapılabilir. Komşularının kim olduğunu bilmek isterler değil mi? Bu sizin için de geçerli.
- Eğer intikam almak istediğin bir durum olursa sadece kendin odaklı çok çalış, kendini geliştir. İntikam almak istediğin kişiye yapabileceğin en güzel intikam planı, yılmadan yoluna devam ettiğini göstermektir. Kendi hayatında ilerlemek, bunu da çalışarak yaparsın ve inan bana kısa vadede olmasa da ki olabilir, uzun vadede meyvelerini alırsın!
- Sizin hakkınızda yüzünüze karşı da olsa arkanızdan da olsa söylenen herşeye kulak tıkayacaksınız. Övgü dahi olsa almayacaksınız. En tehlikelisi de övgüdür. O öven kişi övgü değil de sövmeye başladığında övgüleri aldığınız için sövmeleri de alacaksınızdır. Unutmayın, herkes size bakınca kendini anlatır. Siz bir ayna gibisinizdir.
- Ben başkalarının sözleri ile hareket etmem seni tanıyarak geliyorum diyenlerin çoğu başkalarının sözüne kanarlar. Örneğin: sizi öfkeli diye tanıtmışlarsa, ben onlara inanmıyorum diyen kişi, bir sene boyunca öfkelenmeyip o bir sene bir kere öfkelendiğinzde size şunu diyecektir :"Diğerleri haklıymış sen öfkeliymişsin" işte bu tarz insanlar en tehlikelidirler. Başkalarının yalanlarına da sizi inandırmaya çalışırlar ve bilinçaltınıza oynarlar. Dikkat edin muhakkak!Ama 12. maddeyi uygularsanız bu tarz insanlar sizi etkilemez!
- Kütüphanede en az haftada bir saat vakit geçirin. Mesela raftan rastgele bir kitap çekin oturun bir saat okuyun. Kitap okumak istemiyorsanız elinize kahvenizi alın ve kitap rafları arasında gezerek bütün yazarları ve kitap adlarını okuyun...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder