29 Kasım 2022 Salı

KENDİME NOTLAR -23- SAYFASINDAKİ OLAYLARA SÖYLEYECEKLERİM!

 Notlarıma gelince *Öncelikle belirtmem gerekir ki bütün sayfaları okumadan anlaşılabilecek bir yorum yazısı değil! :) *

Melek Gülbin Ayşe ve bazı diğer kişler : Sinanın beni rezil ederek gülbine radyo yayınında evlenme teklif edeceği bu oyundan haberdardılar ve ellerini ovuşturarak plana yardım ettiler... Onların siktirip gideceği yeri hepiniz biliyorsunuz dimi :D

İkincisi:

Gülbin osmanın tecavüzcü biri olduğunu bile bile nasıl da onunla beraber başka planlar yapıyordu ,  gerçi onda ahlak olsa büyücü şarlatana parası yetmedi diye göt zinası yapar mıydı! neyse zaten bunu sinanı savunmaya geçerken ıspatlamamışmıydı.. Gülbin daha sonra yeni bir yalanla savunma yapacaktı :' Efendim zeytuni tecavüze uğrayınca  biz de bakire olmadığı ortaya çıkmasın diye nikah yalanını uydurduk ona  yardım etmek(!) için. Bunu yaparken Osmanın son vuruşu yapamadığını da biliyordu! 

 Bu gülbinin yalanı ve bakirelik olayları felan... toplum olarak siz neyin kafasını yaşıyorsunuz da gülbinin bu bahanesini onaylıyorsunuz aceba! Kadın iftira atmış lan! Habire de yalan üstüne yalan katarak her ortaya çıkan yalanını başka bir yalanla sıvayan aşağılık bir mahlukat bu! Tabi benim hafıza kaybının ekmeğini de burda yemiş. Sosyal medya hesaplarından benimle samimi görünmek için çaba harcayıp ordan iyi görünerek yalanlarını yaymaya devam etmiş...

Gülbin bakacak ki toplum o ne derse onu dinliyor bana kimse hiçbişi sormuyor, dernekler ve cemaatler politikaci akrabalar, adları çıkmasın para kaybetmesinler diye beni hafızası kayıp ortada bırakıyor, bundan fayda sağlamaya devam edecekti, iftiraların dozunu arttıracaktı. Her tanıştığı erkeğe benim hikayemi aşağılayıcı biçimlere sokup anlatacaktı. Mesela, muhoya sanırım muhoya anlattı bunu: 'Zeytuni, onun eski sevgilisi Sinan ile nişanlandım diye intikam almak için onunla birlikte oldu' diyecekti. Bakacak olmadı, bir diğerine 'Zeytuniye küçük bir çocuk tecavüz etti' diyecekti, bunu özellikle bana kimse bişi sormasın diye söyleyecekti, hafızamın kaybı onun işine yarıyordu, katil oluşunu bile bununla gizliyordu. Ve bundan istifade ediyordu. O da yetmedi kendini benim yerime koyacak yer değiştiren bir hikaye anlatacaktı. Bir diğerine bambaşka bir  yalan uyduracaktı.

Bu arada bu zulme susanlar (cemaatler dernekler localar partiler) burda yazmıyorum diye kendilerini cezalandırılmayacak sanmasınlar! Onlar dilsiz şeytandan başka bişi değildir. Kendi çıkarları için sustukları için onlarla aynı kefeye konulacaklardır inşaallah. Rüyamda anlatmadım diye cezasız kalacaklarını düşünmesinler! 

Neyse, yani Samsunluların  ülkücülerin yüz karası Gülbinde ve örtülü kızların yüz karası Dilekte ve açık kadınların yüz karası Melekte ve müslümanların yüz karası Osmanda Yavuzda, onlar gibi olan Atatürkçülerin yüz karası Ezgi gibilerinde yalan bitmiyordu, sonra onlara solcuların yüz karası Sinan da eklenecekti.

Dipnot : Bu tarz insanların kendilerine görüş bellemesi tamamen toplum içinde yer ve güç edinmek içindir. Yoksa onların giremeyeceği kılık yoktur. Yalakalık desen onlarda iki yüzlülük desen onlarda... Neyse,

Çok sonraları da, biz o zamanlar çocuktuk yanlış yaptık diyeceklerdi. Hiç te değil artık savunacakları yalan kalmamıştı. Ve ayrıca onlar değil ben çocuktum, onlardan tam beş yaş küçüktüm. Onlarsa üniversiteye geç adım atmışlardı ya da benden önceki sınıftaydılar, hele sinanın ve dileğin annesinin yaşını saymıyorum bile, ve onların bu yaşları, olaylar başladığında idi, onlar bunu yıllarca sürdürdü- artık yaşlarını siz düşünün-, söyler misiniz bu mu çocukluk? Hiç te çocuk felan değillerdi yine olsa yine yaparlar hangi yaşta olurlarsa olsunlar onlar mide bulandırıcı iki yüzlü şeytan olmaya devam edecekler sadece bahaneleri değişecek.

Hatta daha önce bahsettiğim gibi dilek, benim hikayemi kendi hikayesi gibi anlatıp türkiyede kafaladığı politik açıdan güçlü ikinci kocayı alacak, onu da benim üzerime salacaktı. E be akılsız bir de politikacı yani milleti savunan biri olacaksın. Yargısız infaz nasıl yaparsın! Azıcık araştırsan zaten Dileğin ilk evliliğini öğrenirdin, bu kadar basitti gerçeklere ulaşman...

Gülbinse kendini acındırık yapıp yalanına yalan ekleyecek memleketlisini kafalayacaktı. Melek zaten intihar numarası çekecek yavuzdan hamile kalarak yavuzla evlenecekti... Hatta bir ara olaylar tamamen ortaya çıkınca biz şaka yaptık diyeceklerdi en saçma yalanları da buydu açıkçası, anca gerizekalı biri inanır buna, kusura bakmayın ama buna inandıysanız amip kafalı olma ihtimaliniz var!

Ve onların ilk başta attıkları evlilik yalanının amacı da kesinlikle bana yardım etmek değil, Sinana; Bak zeytuni başkası ile evleniyor sen de hayatına bak demek içindi. Çünki Osmanın son vuruşu yapamadığını biliyorlardı! Hadi nikahı geçtim boşanma sebebi iftirası? Bu tamamen, beni rencide edip rezil edip evlenmeme engel olmak için yapılan birşeydi, bunun aksi ıspatlanınca, onların yalanla yalanı sıvaması idi. Zaten o ve onun gibiler yalanları ortaya çıkınca başka yalanlarla ortamı kurtarmaya alışkınlar. İki yüzlü şeytan diye boşuna demiyorum dimi!

Gerçi şunu da es geçmeyeceğim, Osman ve Sinan sırf son vuruşlarını yapamadılar diye , onlar tecavüzcü değildir diyemezsiniz! Hele de Sinan ' Tecavüz öyle edilmez böyle edilir' cümlesi kullandıktan sonra saldırmasa bile tecavüzcüdür hem de en pisliğinden! ki saldırdı.

Ne yani, hem son vuruşlarını yapıp, hem de beni parçalara ayırıp çöp konteynırına atınca mı onları tecavüzcü kategorisine koyacaksınız? Onlar saldırdığında kendimi savunup, onların pipisini kırınca onlar tecavüzcü olmuyor mu? Hadi bu soruları sorun kendinize bence!

 Bakın son vuruş diyorum bakirelik alamadilar demiyorum çünki bakirelik külliyen yalan onu da başka  yazımda yazacağım inşaallah.

Blogta yayınlar kısmına sürekli sizin nasıl insanlar olduğunuzu yazacağımdan da emin olabilirsiniz. Okuyanların sizin gibileri tanımaya hakkı var. Bir diğer sebebi de :) unutursam fısıldasın bu yazılar sizin kim olduğunuzu , dimi ama!

21 Kasım 2022 Pazartesi

EMİR CÜMLESİ ve LUT KAVMİ

 'Kendime notlar oda -14'  yazısını yazarken aklıma iki şey geldi.

Birisi emir cümlesi kullandığımın bahanesini uyduran salak Hatice! Evet salaktır gerçekten...

Bana güya diyor ki ben emir cümlesini kullanıyormuşum o yüzden yapmamışlar. Bunu Gülbine polisi ara dediğimde yapmamasının bahanesi olarak söylüyor ya da işte sinana buraya gelmen lazım kendimi hapiste gibi hissediyoruma acele lütfen gel dememi eleştirerek yapıyor.

Şimdi sorarım size?

Bir doktor normal bir durumda bir hastaya bakarken hemşireye dönüp 'Hemşire hanım şu serumu verir misiniz?' der evet bu güzel .

Peki acilde olan bir doktor, bir trafik kazasında koştur koştur sedyede gelen biri olduğunda, hemşireye hiç bakmadan bile 'şu serumu takın!' der ve hemşire o anda sizce napar? Ben söyleyeyim eğer hemşire hastayı öldürmek istiyorsa takmaz , tabi kurulda vereceği bahane, efendim doktor emir cümlesi kullandı olursa nolur :D ...

Pardon da orda acil bir durum var, Ay efendim cümlemi nasıl kullansam aceba diye mi düşüneceğim yoksa ağzımdan çıkan cümleleri bile kısaltıp zamandan mı kazanacağım???

Aptalsın Hatice! o iki yüzlü şeytan ile sinan salağının geldiği bahanelerle bana gelmen salakçaydı...

Aslında bu dedikoduyu itibarsızlaştırma saldırısının bir parçası idi. Sapık sözlerimin ve telkinlerimin başkaları tarafından dinlendiğinin farkındaydı buna engel olmanın tek yolu kişiyi itibarsızlaştırmak. Kibirli, emir cümlesi kullanıyor gibi cümleler insanlara şunu gösterir, kişi doğru bile söyleyese banane yaaaa ne yapacam... İşte sapığın amacına ulaşması için bir adım daha atılmıştı.

İkinci şey ise şuydu?

Allah Lut kavmini helak etmemiş miydi? Onlar tecavüzü tacizi hak gören, çocuklara bebeklere hayvanlara tecavüz eden, ensest ilişkileri hak gören, kadınla birlikte olmayı ayıplayan, kadını aşağılık bir varlık olarak görüp doğum yapmazsa yaşamasına bile izin vermeyen... o kavmi helak etmemiş miydi?

Peki bu Osman,Dilek,Melek,Gülbin, ve Sinan, Sinanın annesi ve karısı Ezgi... gibiler neden vardı hala?

Bunun tek bir açıklaması vardı. Lut as bir hata yapmıştı ve yalancı karısına inanıp onu kaçarken yanında götürmüştü. Karısı da iki yüzlü olmayı öğrenip öğretmişti ve gizlice çoğalarak bir örgüt gibi sapıklıklarını devam ettiriyordu. Bundan başka cevap bulamıyorum. Allah helak ettiyse eder çünki!

Haaa bu arada Dilek, Gülbin , Yavuzun karısı  Melek, Sinanın karısı Ezgiyi de LUT as'ın karısına benzetmiyor değilim. Sübyancı pislikler oldukları kesin- bir çocuğun tecavzücü olmasını planlamaları onları sübyancıdan başka bişi yapar mı ? iki yüzlü şeytan olmalarını buna ekleyebiliriz...

Bu arada birşey daha farketmiştim. Bu sapıkları koruyan bir sistem vardı özellikle de Türkiyede çok yaygındı ve git gide güçleniyorlardı. Bunun sebebi ise Osman Dilek Gülbin ve Melek gibilerinin iki yüzlüyü  çok iyi oynayıp, içeriye güzelce sızmaları idi, ve onlardan önce sızanlar güçlenmiş onları koruyorlardı. Cemaatlerin locaların ya da diğer grupların kendi adları çıkmasın diye başlattıkları bu sapıkları koruma furyası aslında içlerinde fazla fazla üreyen LUT kavminin yöntemi idi...

Tecavüz, taciz, şiddet mağdurlarına susmayı empoze ettiler yavaş yavaş içlerine korku bürüdüler onları birbirlerinden ayırıp yalnızlaştırma politikası izlediler. Halbu ki bu suskunlar bir araya bir gelse cihan onların karşısında titreyecek! Susmayın konuşun anlatın demiyor muyum ben? Eğer kısmı hafıza kaybım olmasaydı değil 15 yıl 15 dakika bile beklemezdim anlatmak için ki öyle de yaptım. Ama onları koruyan sistem benim unutmamı fırsat bildi ve o yüzden o sistemler de gerektiği zamanda gerektiği yerde ( bu dünya veya öbür dünyada) cezalarını çekeceklerinden hiç şüpheleri olmasın! Yine olsa yine konuşurum ve konuşuyorum da.

Emine salağımız var bir de Urfalıların yüz  karası emine! Bana diyor ki 15  yıl geçmiş ne hala peşini bırakmıyormuşum bu olayların.

Sana ve senin gibilere cevabım şu Emine:  Luckiest Girl Alive  filminde kadının son sahnede NYC sokaklarında o  kadına dediğini, aynen sana ve senin gibilere iletirim! 

 Ayrıca ağlayarak ben yanlış yaptım yalanını da çok iyi oynayabiliyorlardı. Bunun en iyi örneği Melekti. Yavuzun kibirine bile boyun eğip başını kapatmaya kadar gitmişti. Ama Allah herşeyi bilir herşeyi görür senin kapanman seni aklamaz , yavuzun kapatması da onun kibrini daha da büyütür. Siz cahil iki yüzlü şeytanlar, sonsuza dek yanacağınız günü bekleyin! demedi mi Peygamber. Aynen iletirim sizlere...