Etraftan sesler geliyordu.
'İşte burda bak... İsmimi sesleniyorlardı bir kalabalık gürültüye uyanmıştım. Kafamı kütüphanenin beşinci katındaki masadan kaldırdım.
Karşımda bir kız bir erkek bana bakıyorlar. İsmimi seslendiler..
'O kim?' dedim. Bir an nerdeyim kim bunlar diyordum içimden.
Erkek olan şaşırdı. 'Sensin ya o ' dedi.
Ben ismimi tekrar tekrar söyledim ve aaaa aaaa ben noluyor, uyandığınızda günün ne olduğunu unutursunuz ya hani saniyeliktir. İşte ben kim olduğumu unutmuştum saniyelik.
Ben , 'Heee evet ders çalışırken uyuyakalmışım'
Muho, 'Heryerde seni arıyorduk, telefonuna da cevap vermedin, dün gece nerdeydin?'
'Gece?' benim hislerime göre ben orda birkaç saattir uyuyordum.
Gülbin 'Ablan seni aramış ulaşamamış, telefonunu aç ta ara ablanı'
Şimdi size bir soru. Gülbin burda telefonunu aç dedi kapalı olduğunu ulaşamadığından dolayı mı biliyordu. Biz olsak direk ablanı ara deriz hem de telefonun kapalı olduğunu bilsek bile..İkincisi gülbin beni elini koymuş gibi nasıl da bulmuştu. Beşinci kat ve köşede gizlenmiş masada? Neyse,
Telefonumu elime aldım. Açtım.
Gülbin hemen atladı ' ay ver bana bakayım' gülbin ısrarla telefonumu almaya çalışıyordu. Sebebi iste şuydu. Ses kaydı var biliyorlardı ama telefona kaydettim sanıyorlardı. Bir de dilek kendini kontrol edememiş telefonuma intikam mesajı atmıştı onu silmeleri gerekiyordu. Yoksa foyaları ortaya çıkacaktı.
'Bir dakka , aa bir mesaj daha geldi, dilek diyor dur bakim'
'Bir daha sinanla birbirinizin yüzüne bakamayacaksınız hahaha' mesaj buydu. Şaşırdım bizim bir dilek vardı açık dilek ama bu niye böyle bişi yazsın ki dedim. Bir de sinan kim ki? dedim.
Bu arada iki yüzlü şeytan dileğimiz kapalı , gülbin açık, melek açıktı- İlk yazılarda birinin kapalı olduğunu belirttiğim için artık bilmenizde yarar var. Yani açık veya kapalı olması onun iyi veya kötü olduğunu anlatmaz. Çünki gülbine baksanız açık, dileğe baksanız kapalıydı...
Neyse kapalı şeytan dileği hatırlamıyordum. Açık dilek mesaj attı sanıyordum. Ama sinan kimdi ki diye düşünürken...
O ne ... zıt zıt mesajlar gelmeye devam ediyor üst üste biri ablamdan tamam da bu sinan kim la? habire mesaj atmış, yok merak ettim yok sevgilim seviyorum bilmem ne bu ne ya? Z kim?
Muho tekrarladı: 'Dedim ya sensin' diye. Sonra tekrar saniyelik çakma evet bendim ama sinan kimdi?
Sonra irkildim aaa telefon benim değil diye fırlattım. Gülbin hemen dadandı.
'Ben sahibini tanıyorum ona veririm'
Muho şüphelendi. Bir tartışma oldu aralarında, telefonu gülbine vermemek için uğraştı.
Sorna ellerinden telefonu aldım kapattım. Telefon kiminse ona götürürsünüz şifresini zaten o biliyordur açar, dedim gülbine geri verdim.
Muho bir an durdu. Akıllı az önce o telefonu sen açtın ya dedi. Ama bende herşey buğulu gidiyor geliyor.
Başım ağrımaya başlamıştı. Ve ikinci olay silsilesi de başlayacaktı...
Ben o kütüphaneye nasıl gelmiştim. Bütün gece nasıl uyumuştum ve neden ismimi unutacak derecede unutmuştum....
Birinci sebebi şuydu. Normalde o suya kattıkları ilacı içen birinin o günü unuttuktan sonra geri gelmesi çok zordu. Ama ben o gece üç defa hatırlamıştım ve onlar da defalarca içirmişlerdi- biri arabada biri odada biri de bu kütüphaneye nasıl geldiğimi anlatacağım yerde... Yani doz fazlaydı o yüzden kim olduğumu unutuyordum. Ve yavaş yavaş hafızamın geri geleceğinden de habersizlerdi. Çünki ben normal değildim onların bilmediği birşey vardı hafızam başkalarına göre hep çok kuvvetliydi....
Aynı zamanda o ilaç beyindeki intihar merkezini çalıştırıyordu. Ama bilmedikleri başka bişi daha vardı. Benim intihar merkezi kendini öldürmek değil buna sebep olanı öldürmek icin ayarlıydı
Dipnot:Yok kimseyi öldürmedim, öldürmem de, zaten şunu farkettim, onları koruyan cemaatleri ve locaları bilsinler ki o sapıklar onların karıları ve çocukları arasında çoğalacaklar ve onlara zarar verecekler, işte bu yüzden onları öldürmüyorum, siz onlarla yaşamayı hakediyorsunuz! Yaptıklarınızdan sonra onlar sizin evinizde olacaklar...Çünki onları cezalandırmayıp baş tacı eden, beni ve benim gibileri ezen sizlersiniz! O sebeple o pislikler sizin hanelerinizde size zarar verecekler sizin hakkınız bu!
Neyse...
Yani önceden o şarlatan, bu suyu içirdiği kişilerden genelde intihar ve delilik ile kurtulmuştu... Peki ben? benden kurtulacak mıydın ey şarlatan, hadi bakalım...
O değil de :)
Ne büyük ironi dimi :) hafızası herkese göre daha kuvvelti olan birisisiniz ama sonra 15 sene boyunca kısmi hafıza kaybı ile yaşamışsınız. Gerçi o 15 yıl boyunca dört defa hatırlamaya başladığım anlar oldu, orası ayrı anlatılır. Bu beşinci hatırlama ve unutulmamak üzere olanı. Bakalım kimdeymiş sıra :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder