Bu yazıdan önceki yazıda bahsettiğiim sarsallardan bir tanesinden bahsedebilirim aslında.
Yine böyle ben sinandan özür dileyecem başkalarının sözleri ile hareket etmemeliydim döngüsünde...
Kütüphanedeyken, Hatice bunun bir büyü olduğunu farkettiğini söylemiş Sinana.
Sinan da yanımıza gülbinle gelmişti.
Hatice: Benim bir iki adım geride durmamı istedi benle sinanın arasına girdi. Sinan benden baya uzaktaydı.
Ben yine sinana aynı lafları derken hatice bişiler mırıldanıyordu. Sonra bana komutlar verdi.
'Şimdi sinana biraz yaklaş zeytun'
Yaklaştım , hatice okuyor ...
Sinan:'Hayırdır zeytun, benim nişanlandığımı duyunca, Osmanla nihanını nı yalanlıyorsun şimdi de geri dönme planları mı yapıyorsun bu neyin oyunu?' dedi
Ben: 'Anlamadım ne oyunu ne ayrılığı sana neden oyun oynayayım ki? Benim o mailimde sadece senle bir daha konuşmak istemediğim yazıyor o da kızlardan bunaldığım için, sürekli bana senin kötü biri olduğunu söyeldikleri için, ben sadece sen haklısın, başkalarının sözleri ile hareket edilmez onu demeye çalışıyorum özür diliyorum sana kırıcı mail attım diye' dedim.
Sinan aval aval bakıyordu...
Hatice, 'Şimdi biraz daha', demesine kalmadan ben korkunç bir yüzle karşılaştım o sinan değildi, geri adım attım ve sonra hatırladığım ise yere düşüşümdü.
Osman, daha önceki yazıda belirttiğim gibi sinanı takip altındaydı benle o bir araya gelirsek koştur koştur geliyordu, sanırım o arada Osman müdaheleye gelmişti. Çünki o korkunç yüzün ardında biri daha vardı. Ve osman sürekli sinana , ya yok yalan söylüyor boşandığımızı kabullenemiyor herhalde vs diyordu...
Yerde yatıyordum vücudum etkisiz alandaydı, işte bu alanda herşeyi hatırlıyor ve duyoyordum ama vücudumu hareket ettirmek zordu.
Hatice ve sinan bayıldığımı konuşuyorlardı. Hatice sinana beni tutmasını söylemişti ama sinan yalan söylediğimi idda ederek tutmamıştı.
Sonra yavuza söyledi yardım et bari yerden kaldırayım diye.
Sonra sinana döndü: ' Senin gibisi olmaz olsun sen zeytunu haketmiyorsun iyi ki büyü yapıp ayırmışlar sizi' dedi.
Sinan baktı ki yavuz ve hatice beni kaldırmakta zorlanacak. Çekilin diyerek aldı yerden yüksekte olan oturma alanına yayarken, elini tuttum kendime doğru çektim..
'Osmanı bul! Dileğin nişanlandığını söyle, sana evliliğin yalan olduğunu söyleyecek!' dedim.
Sinan onun elini tuttuğumda duraksadı. Haticeye 'Galiba doğru söylüyor' dedi.
Hatice : 'Şöyle biryerde şöyle bir hoca var ona gitmeniz gerek, sen hayatına bakıyorsun ayrılsan bile onu böyle bırakamazsın!' dedi
Sinan:'Aileme sormam gerek. Gerçi belki de böyle kalması daha iyi baksana, ben nişanlımı yarı yolda bırakamam o da zaten beni unutuyor...' dedi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder