26 Şubat 2026 Perşembe

Blacksmith Kawa / Kaveh the Blacksmith - The Timeless Kurdish Cultural Icon

 Long, long ago, there was a cruel king who ruled the world—let’s call him King Dahek (Dahek might be a place and named like as Dahek 's King but we will call it as short Dahek ). This king drew his power from two serpents that fed on children. In exchange for granting Dahek strength, the serpents demanded that he provide them with children to eat.

Dahek often took these children from a nearby village known as the Kurdish village, claiming that they had “too many children.” While some of the surrounding villages reluctantly accepted the king’s rule and handed over their children without resistance, others went even further—some people worshipped the king like a god and willingly brought their children to be sacrificed. The reason Dahek repeatedly attacked the Kurdish village was that it was the only one that resisted him fiercely. To display his power, he increased his cruelty toward them. His tyranny became so widespread and normalized that even the sun was ashamed to rise. The world remained dark, cloudy, and gloomy.

The blacksmith of the Kurdish village, Blacksmith Kawa (some calls as " Kaveh the Blacksmith), devised a plan to end this brutality. With great difficulty, he managed to place two trusted people inside the king’s kitchen. He told them: “Every day, when they bring you two children, I will give you one of lamp. We will replace one child with a lamb.”

Kawa was a wealthy and renowned blacksmith—one of the most respected professions of the time. Every day, in exchange for a lamb, he saved one child. Over time, he built an entire army from these rescued children. For each Kurdish child he added to the army, he forged a special weapon with his own hands. He trained them to become exceptional warriors. This is where the saying “Kurds are good fighters” comes from.

Kawa spent all his wealth building this army. Eventually, he had nothing left to wear; every time his clothes tore, he patched them. His garments became covered in red, white, and green patches. These colors later became the colors of the Kurdish flag.

As time passed, his army grew. While his army grew, he also forged a very special sword for himself—because he knew he would only have one chance to strike. When the sword was finally complete and his army strong, Kawa also became a father to a son.

He sent a letter to the king, claiming that he believed in the king’s greatness and wished to sacrifice his own son before him. The king, blinded by arrogance, was delighted by this request. The idea that someone from the rebellious Kurdish village would willingly bring their child to be sacrificed pleased him greatly.

Kawa prepared to stand before the king. He instructed his army of Kurdish children: “When you see my signal, it means I have killed the king. Come out from your hiding places, surround the castle, and burn it. The king has his own army—you will have to fight.”

The day of the sacrifice arrived. When Kawa approached the king and bowed his head as if preparing to sacrifice his son, he suddenly changed the direction of his strike and severed the king’s head from his body.

The special sword Kawa had forged was designed for this very purpose—sharp enough to take off a head in a single blow.

Kawa then lit a torch to signal the beginning of the battle. The Kurdish children surrounded the castle and set it ablaze. They fought and won. And on that day, the sun finally rose. That day became the Kurdish New Year—March 21—celebrated as the arrival of spring, rebirth, and freedom.

And the sun became the sign on flag :).

Demirci Kawa ve Kürtler

Önce hikayemizi anlatalım varın sonra siz günümüze bakarak, çocuklardan yararlananlar ne yapmaya çalışıyor anlayın, ya da bir özet geçerim.

Çok uzun yıllar önce, dünyayı yöneten  cani bir kral varmış Dahek kralı diyebiliriz , Dahek aslinda bir yer ismi ve kisaca oranin eski zalim krali manasinda kullaniyoruz. Bu kral gücünü çocuk yiyen iki yılandan alırmış. Onlar daheke güç verme karşılığında dahekten beslenecek çocuk isterlermiş.
Dahek, civarında adı kürt olan köyde çok çocuk yapıyorlar diye , genelde kürt köyünden alırmış bu çocukları.

Civardaki diğer köylerde kimi köyler gücü kabul edip istemeyerek te olsa çocukları verirken zorluk çıkarmazmış, bazı köylerde insanlar bile isteye kralı bir tanrı gibi görüp çocuklarını kurban edilsin diye kendileri götürdüğü olurmuş. Zaten kralın sürekli kürt köyüne zorla girmesinin sebebi de  en çok karşı çıkan direnen kürt köyü imiş. Kral tabi ki gücünü göstermek amaçlı bu köye zulmünü arttırmış. Zalimlik öyle yaygın ve normalleşmiş ki güneş doğmaya utanmış. Dünya hep bulutlu ve kasvetli imiş.

Kürt köyünün demircisi , Demirci Kawa bu zalimliğe son vermek için bir plan yapmış. Zalim kralın mutfağına zor da olsa iki kişi sokmayı başarmış. Ve o iki kişiye demiş ki , hergün size getirilen iki çocuktan birini, size vereceğim koyun ile değişeceğiz.

Demirci Kawa o zamanın en meşhur mesleklerinden biri olan demirciliği ile ünlü ve varlıklı biri imiş. Hergün bir koyun karşılığında bir çocuğu kurtarıp o çocuklardan bir ordu oluşturmayı başarmış. Ve orduya kattığı her kürt çocuğuna kendi özel bir silah yapmış. Onları çok iyi savaşçılar olarak yetiştirmiş. Bu arada kürtler iyi savaşçılardır deyimi ordan gelir :)

Demirci Kawa bütün varlığını bu orduya kurmak için harcadığında üzerine giyecek kıyafeti olmazmış ve her kıyafeti eskidiğinde bir yama yapmış. Bu sebeple kıyafeti kırmızı, beyaz ve yeşil yamalarla kaplıymış. Kürt bayrağı rengi burdan gelir :)

Gel zaman git zaman ordusu büyümüş, ordusu büyürken kendisine de çok özel bir kılıç yapmış çünki sadece tek vuruş hakkı varmış. Kılıcı tamamlaması bitmiş, ordu büyümüş ve kendisinin de bir oğlu olmuş. 

Krala bir mektup göndermiş, mektupta, kralın yüceliğine inancından oğlunu kralın önünde kendi kurban etmek istediğini yazmış. Kral o kadar kibirliymiş ki egosunu okşayan bu isteği hemen kabul etmiş. Hele ki isyankar kürt köyünden biri isteyerek çocuğunu getirip önünde kurban edecek , hoşuna gitmiş.

Demirci kawa kralın karşısına çıkacakmış. Kürt çocukları ordusuna talimatı vermiş. İşaretimi alınca kralı öldürdüm demektir. Saklandığınız yerlerden çıkın ve kaleye doğru gelip kaleyi çevreleyerek yakın demiş. Malum kralın da bir ordusu var ve savaşmaları gerekecek.

Ve kurban günü gelmiş. Demirci kawa kralın karşısına çıktığında iyice yaklaşarak, oğlunu kurban edeceği şekilde başını eğdiğinde kılıcı indirme anında yön değiştirerek, kralın kafasını gövdesinden ayırmış.

Demirci Kawa'nın özel olarak hazırladığı kılıcın özelliği bu imiş. Tek vuruşta kafayı vücuttan ayırabilecek kadar keskin bir kılıç.

Ve Demirci Kawa başladığı savaşta meşaleyi yakarak işareti vermiş. Kürt çocukları kalenin çevresini sarıp yakmışlar. Savaşı kazanmışlar. Ve o gün güneş doğmuş. O gün kürtlerin yılbaşısı 21 Mart olarak baharın gelişi yeniden doğuş ve özgürlük olarak anılmış.