Biraz da gülelim :)
Şu benim öğrencilik dediğim zamana gidelim.
İlk günlerde siplintır usta, bana bir soru sordu "o bilgisayarın nasıl çalıştığını biliyor musun? aa çok ayıp , ilk bilgisyarı bir kadının icat ettiğinden haberin yok mu yoksa?"
Çocukluğumdan beri makinaların nasıl çalıştığını merak edip içlerine bakmaya çalışan ben, nasıl oldu da bilgisayar için bunu düşünmemiştim. Tabi ki şöyle, çocukluktan beri bir alete dokunduğumda, "aman dokunma çarpar, aman dokunma bozulur..." işte ebeveynler tarafından kurulan bu klasik cümleler sizi bir kalıbın içine soktuğu için...
Ben : "Haklısın bunu nasıl öğrenirim?"
O: "Bozarak"
Ben : "Bozarsam hem kullanamam hem evde sorun çıkarırlar bana"
O :"Öyle değil , içini aç bütün parçaları ayır sonra birleştir. Ne kadar sürede bunu yapabileceğini merak ediyorum. Bugün bütün gün burdayım. Sonra güldü :) tabi yetiştirebilirsen."
Bir makinaya baktığımda resmini kafamda çizdiğimden haberi yoktu. Sadece makina mı dönen bir çark bile olsa kafamda dönerdi.
Ben : " Tamam "
O gülerek gitti. Bu son görüşmemiz mi aceba dedi hatta...
Neyse, oturdum kasayı açtım. Önce biraz baktım. Devreler anahatlar vs... Basit bir yapı dedim başladım sökmeye , kablo renkleri nerelerde hepsi ezberime girmişti bile.
Kardeşim geldi. Oda da bütün parçaları kabloları dağınık görünce şöyle bir duraksadı.
"Abla naptın?"
"Merak etme geri takacam"
"Emin misin?"
"Dedim ya takarım geri diye"
Kardeşim aslında gülerek yeni bir bilgisayar hayali kurmuş kendine yeni bilgisayar almanın lafını etmişti bile :)
"Bana bir saat ver" demiştim, evet aksaklık çıkarsa diye bir saat demiştim. Ama bir saatten kısa sürede bunu başarmıştım. Yalnız birşey dikkatimi çekmişti.
Aynı tip iki giriş olan bir yerde, bir kart takılıydı iki tane takılı değildi.
Kardeşime hemen şöyle dedim : " Sanırım bilgisayarı satanlar bizi kazıklamış bak bir parça eksik"
Kardeşim odayı karış karış aradı. Halbuki ben parçaları çok güzel ayırmıştım odaya da kimse girmemişti.
Neyse bilgisyarı açtım. Bizim siplıntır usta :"Bir saat gibi bir süre? Sen yardım mı aldın?"
"Hayır sadece kardeşim geldi bir ara ama o da tabanda duran kartın anakart olduğunu söyledi o kadar, ben yaparken de baktı, yalnız bir durum var bizi kazıklamışlar bir parça eksik."
Aynını ona da anlattım. Kahkahayı HAHAHAH ile bastı tabi.
Hayır kazık felan yok o RAM :) Arttırılabilenlerden almışsınız dedi. Sonra RAM anlattı. Bana bilgisayarı tekrar açmamı onu çıkarmamı ve tekrar bilgisayarı çalıştırmamı söyledi. Ve her parçayı bu şekilde çıkarıp açma kapama düğmesine bastım, açılırkenki hatalarını görerek ne işe yaradıkları konusunda da bilgi sahibi oldum. Peki bağlantılar devreler önüme çıkan ekranın tıklanınca yönlendirilmesi... işte onun da bir makina dili vardı dimi? Derya deniz şimdi bu olay, ben neresinden tutayım :D
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder