17 Eylül 2022 Cumartesi

KENDİME NOTLAR GÜNLÜĞÜ

 Birçok kişinin inanmakta zorluk çekeceği tarzda, hayatımın birinci kısmında yaşadığım kısmi hafıza kaybımın hikayesini kendime notlar adı altında sırası ile yazmaya karar verdim.

Tabi ki uzun yıllar, iki yüzlü şeytanlarımız Gülbin dilek melek ve sinanın şimdiki eşi ezgi bu durumun ekmeğini yemek için kolları sıvayacaklardı. Ve Allah ne zaman isterse o zaman tamamen geri gelecekti.

Ve şimdi anlıyorum neden geçen sene geri geldiğini!

Sebebi ise şuydu : Hafızamın belirli aralıklarla geçici olarak geri gelmişti ama tam anlamı ile değil. Ve 5 şeytan bunu bildiklerinden tekrar geri gelmesin diye çabaladıklarından güvenli bir bölgeye ihtiyacıcm vardı. Özellikle de hafızamın üstüne kimse bişi yazmamalıydı. Yani ben hatırlamaya başladığımda yalancı şarlatanlardan herhangi biri , hiçbir soruma cevap vermemeli ve yönlendirmemliydi.

Peki ben hatırlamıyorum, o şarlatanları yanımda gezdirdim, ya bu insanlar, hatırlayanlar bilenler neden o şarlatanların sözleri ile hareket etmişti hala anlayabilmiş değilim. Bana sorsanıza! Ya da bu kız hatırlamıyor bir durum var bunda desenize!

Hadi onu geçtim Muho! Herkesi geçtim sen güya akıllıydın. Beni en çok sen hayal kırıklığına uğrattın. Eskişehire geldiğimde daha senle tanışmadan önce, okuluna bıraktığım not eline geçmişmiydi bilmiyorum. Ama ben senin ismini not bırakmam için öğrenince seni akıllı sanmıştım.

Gülbinin kötü biri olduğunu bildiğin halde nasıl oldu da onun sözleri ile hareket etmişti tamam bazı şeyleri ortaya çıkarmıştı , sağolsun ama sonra!

Yok ben kendimi acındırıyor muşum? Ne zaman ağladığımı gördün muho! Gülbin size timsah göz yaşları dökerken beni ne zaman ağlarken gördün?

Yok ben hep ön planda olmak istiyor muşum? Pardon da ne zaman şaşalı hareket ettim! Bazıları kendisidir başkası gibi hareket etmez kendine özgüdür o yüzden dikkat çekerler. Ben kendim gibi oldum diye mi suçluyum?

Yok herkes çabalıyormuş? Nasıl bir çabalama bu sorabilir miyim? Her yanıma geldiğinizde gülbin yanınızda mıymıylanıyor... Ya da ikiniz de gülbinle sevgili oldunuz, çocuğunu düşürünce bana affa geldiniz hep birlikte. bir koca iki eski sevgili onun için bana geliyor.. Daha sayayım mı? Kim ne yaptı benim için ? ki zaten sizden bişi isteyen yok. Yaptığınızda bile ben istediğimde değil, beni kendinize göre yönlendirmek için manüpüle ettiniz. 

Siz istiyordunuz ki ben kısmı hafıza kaybı ile sizinle güllük gülistanlık yaşayayım. Bu mu? Bu sizin istediğinizdi siz kendiniz için çabalıyordunuz.

Yaşadıklarım ne kadar kötü olsa da hiçbir zaman unutmak istemem Ama siz beni buna zorladınız siz masum bir kız için çabalamadınız!

İnci denilen o derneğin başkanının sağ kolu, ne karar alınmasında ikna edici konuşma yaptı?Neden insanları ikna edebiliyordu ? Görüntüsünden dolayı tabi ki. Peki Ne dedi? Ben hafızam kayıpken Allah bana ona ne dedittirdi? Ve ben o lafı söyledikten sonra mı?! herşeyi hatırlamaya başladığımda tamamlanmasına engel olmadınız ya da olamadınız?  

Yoksa dernek kapandı ve artık yatırımcılara ihtiyaç duymuyorsunuz ondan mı ? Kendinize samimi davranın bence. Çünki aldığınız karar bu dünyada yapabileceğiniz en zalimce ve hatalı bir karardı!

 Siz cezanızı çekmediniz çektiğinizi sanıyorsunuz. Haccın ötesine gittiğim o rüyamda, ben bu kişilerle aynı yerde olmam dediğimde, senle salihayı dışarı attıklarını anlatmış mıydım? Anlatırım bunların hepsi yazılarımda zamanı gelince yazılacak. Allah bu masumun işleri yoluna girsin diye başınıza belalar getirdi. Cezanız daha kesilmedi! Çünki ben hakkımı helal etmedim. Siz dua edin bu dünyada cezanız kesilsin. Yoksa öbür dünyasını hiç sormayın bile.

Dipnot: Hafıza kayıplarında geri gelişler öyle filmlerdeki gibi birden hoop diye olmuyor. Flashbackler yaşıyorsunuz ve kısım kısım geliyorlar. Benimki toplamda 4-5 aylık bir süreçte tamamlandı. İşte bunu bildiklerinden dolayı her hatırlamaya başladığımda gerisi gelmesin diye çabaladıklarından eminim.

Bu notları yazıyorum çünki, kimseye güvenmiyorum bu bir, ikincisi bir daha unutursam ki artık unutacağımı sanmıyorum ama ne olur ne olmaz dimi :D tedbiren herşey burda kayıtlı kalsın, üçüncüsü emin olun psikolojik bir savaşın içinden nasıl kazanarak çıktığımın adımları Allah"ın istediği birçok insana bununla nasıl mücadele etmesinde rehberlik edecektir.

16 Eylül 2022 Cuma

HAK HELALLİĞİ

 Hani psikologlar diyor ya affedin yok efendim hakkınızı helal edin vs...

Söyleyeyim o durum külliyen YALAN! 

Bir YALAN daha var şu arabesk modundaki söz : 'Güçlü İnsanlar Affeder!' sahi siz hala buna kanıyor musunuz? Güçlü ve akıllı insanlar kendini affeder yoluna devam eder. Şu yanlış anladığınız kısımları bir düşünseniz mi aceba. Kandırılmayı bırakın bence.

Allah size hakkınızı savunun demiş. Hakka girme konusunda da bu durumu size bırakmış. Öyle hakkınızı helal edince yolunuz açılır yalanına kanmayın. Bu kötü insanların iyi insanlara kurduğu son tuzaktır. Emin olun arkanızdan oh ne güzel kandırdım diyen tam yüzde 99 kötü insan bulunmakta olduğuna imzamı atarım.

Ve sırası gelmişken,

Bütün olayları ve yapılanları unuttuğum dönemde bana gelen hakkını helal et affet diyenlere... Neden? diye sorduğumda söyleyemeyen, söylese de algılamadığım (unuttuğum için) hak helalliği isteyenlere !

Hatırlamadığım zamanda edilen hellaliklerin geçersiz olduğunu siz de biliyorsunuz dimi?

Her hakkıma girene hakkım HARAM ZIKKIM olsun! Affetmeye gelince de eğer böyle bir şans verdiyse Allah bana, kimseyi de AFFETMİYORUM! 

Maalesef , dernekte kanserden vefa eden o kıza bile hakkım helal değildir! Benden istediğiniz o helallik geçersizdir!... İşte size örnek.

Yazılarımda yazdığım kişiler ve onları destekleyenler ! Kesinlikle hellalik istemek için karşıma çıkmayın SİKTİRİN GİDİN HAYATIMDAN!

Hee bu arada siz de  bana helal etmeyin ! tabi varsa dimi :D

Hadi eywallah ...


13 Eylül 2022 Salı

KİBİR!

 Öncelikle şunu belirtmek isterim ki birçoğunuz bunu yaşıyordur eminim. Biri sizi tarif ettiğinde aslında sizi değil kendini tarif ediyordur. Çoğu zaman bu böyle olur. Herzaman demiyorum ama çoğu zaman böyledir.

Mesele gülbin beni başkalarının kocasını sevgilisini ayartıyor dikkat diyerek etrafında gördüklerine anlatırdı, etrafımdaki kız arkadaşlıklara engel oluyordu ama bu anlattığı karakter onun huyuydu...

Halbu ki ben o kadar doğrucu dürüsttüm ki sonradan onun eski sevgilsi olan muhoyu bile reddetmiştim ve sırf eskiden gülbinle sevgili oldu diye hatta gülbin başkası ile evlenmesine rağmen... Ama gülbin hacerin kocasına , eltisinin kocasına sarkmıyorsa kendimden şüphe ederim kesin :D demedi demeyin...

Sonra dilek, o erkeklere büyü yapıyor derdi ama kendi büyü yapardı her hoşlandığı erkek için paralar döktürüp muskalar yaptırırdı. Zavallı diyelim ne diyelim.

Melek, o beni kıskanır derdi ama herkes bilirdi ki o beni kıskanıyor hem de hastalık derecesinde!

Ve yurdun başındaki kadından tut her cemaat liderine kadar beni kibirli olmakla suçlarlardı, çünki onların eteklerini öpmezdim! Niye öpecem pardon!

Bahaneleri şuydu, biz müridlerimizin kibirlerini bu şekilde öldürüyoruz. Peki senin kibrini kim öldürecek ya da ben nerden bileyim senin kibrin ölmüş. Yani hala sinir bozucu gördüğüm bu diz çökme kendine taptırma olayını maalesef müslüman diye adlandırılan her cemaat yapmakta! Ve en büyük yanlış ta bu .

Şeytan, bütün meleklere insana secde edilmesi emredildi diye bu dünyada herkese kendine secde ettirmeye çalışmakta. Ve bunu da sağdan yaklaşarak yapmaktaydı.

Ben sizin kibriniz ölsün diye yaptırıyorum diyen cemaat liderleri , loca liderleri, müdürler ( onlara müdürüm diyeceksiniz), dernek müdüreleri, müdürleri... hep sizin onlara diz çökmenizi isterler. 

Mecazen demiyorum direk diyorum .

Bakın mesela o yalakalıkla ünlü yurt annesi diye tabir ettiğimiz güya kibirsiz kadın birgün oyunlar oynadı biliyorum oynadığını. Şöyle kısaca anlatayım.

Geri kafalı sadece kocası olunca var olan eminemiz o zamanki sevgilisi ile kavga ettiği ayrıldığı birgün tramvayın önüne atar kendini. Tramvay durmak üzere olduğundan pek te öyle abartılacak bişi olmamasına rağmen emine işte abartacak ya. Neyse sevgilisi beni aradı bir olay anlatacağını önemli olduğunu söyledi, gittim. Galiba bir konuda hak hellaliği mi isteyecekti neydi. Ama beni uyardığını hatırlıyorum. Senin unutman onların işine geliyor bu duruma da çare bulmuyorlar dedi ki bir anda yurdun müdüresinin gözde abisi olan mıymıntı belirdi. Yani engel oldular söylemesine...O vakitler ben kısmı hafıza kaybı ile balık balık dolanırdım etrafta :)... Ya da belki o da yavuzun dedikodusunu yayanlar arasındaydı ne bilecem dimi?bir şekilde vicdan rahatlatıyordu beni uyararak.

Tabi itiraf etmesine engel olmak için yurdun müdüresi bir oyun oynamayı da eksik etmedi.

Güya bir taşla iki kuş vuracaktı.

Yurt müdüremiz de bana diyor ki ay kızım emine şimdi yanlış anlayacak kesin, o zaten hep öyle,sevgilisi seni aradığında bana neden haber vermedin, pardon da neden haber veriyorum neden her arayanı size haber ediyorum? Neyse, Sen yurt müdüresi, kızları emineye gönderip, eminenin sevgilisi hakkında, bana teklif ediyor dedikodusunu bilerek yaptır. Sonra gelmiş bana diyor ki: Bak kızım biz ne dersek o oluyor artık benden özür mü dilesen, ne dersem onu yapacağına söz mü versen? 

Yani kısacası, tuzağı kendileri kurup sonra da kurtarıcı rolü oynamaya çalıştırlar.  Yani osman sapığının taktiği hem sapıklık edip sevgilileri ayırıyor sonra da barıştırayım modunda kurtarıcıyı oynuyordu. Aynı taktik işte heryerde var. 

Neyse,Sebep? Ne yanlış yaptım da özür diliyorum pardon?

Ama özürü diz çökerek dileyecekmişim. 

Tamam dedim, diz çöktüm ay dedim ablacım ne haklısın ne güzelsin hep senin sözünde olacam ne dersen onu yapacam... kadın ay tamam affettim yapıyor! Affediyor bakar mısınız? Tanrı sanki kendisi. Kibir desen alaca var.

Sonra ayağa kalktım birden, ve tepeden baktım işte dedim sizi kandırmak bu kadar kolay. İçinizdeki yalakalar böyle yaparak size her dediklerini yaptırtıyorlar. Ve kibrinize öyle hapsolmuşsunuz ki yalakaları ayıramıyorsunuz bu da sizin sonunuzu getirecek, dedim mi dedim :D valla çok ta iyi yaptım oh olsun :D

Biz Allahtan başkasına secde etmeyiz. Kibirli olanlar bize kibirli yaftamasını bu şekilde yapıştıramazlar!

Kadın şok! İyice gıcık oldu ama...Zaten daha önceden de söylediği bir laf vardı "Bize çalışkan insan değil itaat edecek insan lazım " diye. Bu mu yanı? Politikanız bu mu? Kibirinizden ne yapacağınızı şaşırmışsınız gerçekten. 

Eğer siz müslümansanız ben değilim, ben müslümansam siz değilsiniz! Bu denklemi çözemediğimden ve kuranda yazanlarla sizin yaptıklarınız ters düştüğünden, müslüman kalmaya devam ettim. Yoksa size bakan kesinlikle müslüman olarak kalmaz!

Demem o ki, bu tarz kendini bi halt zanneden el etek öptüren her kişi kibirlidir. Size "ben onun kibrini öldürüyorum" demesi tamamen bir şeytan bahanesidir. Şeytan, intikamını bu şekilde bu dünyada almaya çalışır, size kendisinin oyuncağı olanların önünde diz çöktürtmeyi sağlayarak...

Siz siz olun Allah"tan başkasına diz çökmeyin!! Doğru bildiğinizden şaşmayın ve hep sorgulayın!

FISILTI GAZETESİ VE PSİKOLOJİK SAVAŞLAR

 Reklamcı bir adam , işsiz kaldığı bir vakitte aklına zekice bir fikir geldiğini zanneder. O adam bunu ben zekiydim aklıma geldi der ama normalde bu yolları biz de biliriz sadece kötülük yapmak karakterimizin bir parçası değil!

Neyse aklına gelen fikirse şu, mahalle dedikodularını iş hayatına taşımak. Bir şirket kurduğunu söyler , şirket rakip firmaları alt üst eden bir şirket. Gizli olduğunu arkadaş çevresine yayar.

Ve ilk teklifi bir meyvesuyu şirketinden gelir. Rakip firmayı alt et!

Adam halk arasından bir iki işsizi seçer ve onlara para verir. Bu kişlerin yapması gereken tek birşey vardır.

İstanbulun belirli kalabalık ilçelerinde ATM sırasına girip yüksek sesle muhabbet etmek:

Sıradaki paralı askerler :

A kişisi : " Biliyor musun G marka mevyasuyu aldım geçen, güya kaliteli içinden küflü mantar çıktı dava edecem adamları"

B kişisi : "Gerçekten mi doğru mu söylüyorsun"

A kişisi :" Al bak fotoğrafı bile var"

Evet kalabalık bir ATM sırası içlerinden sadece bir kişi bu duyduğunu başkasına iletse o adamın parasız çalışanı olarak zinciri kuracktı bile.

Veee işe yaramıştı. Rakip firma bir haftaya kalmadan haberlere bile çıkmıştı. Satışlar tepetaklak olmuştu. Onu işe alan firma ise satışlarda yükselme yaşıyordu. Kalitesiz olsa bile!

Ve bu reklamcı şeytanımız dedikodu silahını gizliden gizliye kullanmaya devam etmiş firmalar arası rekabetlerde propoganda yolu ile devirme işlemlerini başlatmıştı. Ve bu işten çok yüklü paralar kazanmayı da başarmıştı.

Bu yöntem her ne kadar size , e canım iş dünyası dedittirse de yanlış! Burada haksız bir rekabet söz konusu. Rakip firma daha kaliteli bir ürün üretiyor olabilir. Rakip firmayı devirmeye çalışan firmanın mevyasuları hastalık yayıyor olabilir. Eeee neresi doğru bunun! Ticarette olması gereken bu değil! Daha önce de bahsettiğim bu cemaatler olayında benim karşı çıktığım şuydu:

"Aralarında toplanıp güzel şeyler yapmalarına bişi demem, ama aralarında toplanıp kendilerinden olmayan başarılı birini alt etmek için haksızlıklar yapmaları ? bunlar doğru olamaz"

Nasıl ki olimpiyat yarışlarında ve maçlarında doping kullanan ve hile yapan eleniyorsa ve doğru karşılanmıyorsa, bu da doğru karşılanmamalı.

Ama nedense bazen insanlardan şunu duyar oldum. Ama o mücadele etmiş almış! Hayır o hırsızlık yapmış mücadele etmemiş mücadele ÇALIŞMAKTIR! 

Haksızlık yapıp doping, dedikodu, büyücü şarlatan yöntemleri tamamen hırsızlıktır!

Neyse bu yöntem belli bir süre sonra cemaatler, örgütler, localar ve siyasi partiler arasında yayılmaya başladı. Türkiyedeki islami diye nitelendirilen cemaatler , sohbetlerinde gerçekten sohbet etmeleri gerekirken, ya liderlerini övüyor ya bir dedikoduyu yaymaya çalışıyor , ya dergi satıyor, ya da bir mağaza sahibinin ürünlerinin reklamını yapıp ordan başka yerden alışveriş yapılmamasını tembih ediyordu....

Bu cemaatlerin neresi islama ya da insanlığa hizmetti bana söyler misiniz?

Büyücü denilen şarlatanların ise kullandığı bu yöntem gizli idi. Onlar da aynı o reklamcı gibi halktan birilerini tutar kadınların erkeklerin namuslarına şereflerine leke getirecek yalanları yayıp biz büyü yapıyoruz adı altında para alırlardı.

Aslında o reklamcının kullandığı bu yöntem ilk değildi kendini bişi keşfetmiş gibi övmesine gerek yoktu!

İşe bu yöntem şu sıralar sosyal medya adı altında asılsız haberleri yaymak ve bu silahı kullanmak için çok iyi bir platformdu , adamların işi kolaylaşmıştı. Facebook, twitter, tiktok... siz de görüyorsunuz yalan haberlerin nasıl da çabucak yayıldığını şahit sizler değil misiniz?

Peki hiç düşündünüz mü? O çok paralar alarak bu yalan propogandaları başlatanların ücretsiz işçileri olduğunuzu!

Ve o yalandan haberleri para kazanmak uğruna yayan , reklamcıya, cemaat liderine, localara, sahtekar şarlatanlara...vs güzelce para kazandırıp kendiniz sefilleri ATM sırasında bekleyerek geçirdiğinizin farkında mısınız aceba!

5 Eylül 2022 Pazartesi

BÖLÜM -1 YAZISINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN

 Evet aslında o yazıda dikkat etmenizi istediğim birşey vardı.

Ayşegül! Birçok kadına yaptırılması istenen davranış onun yaptığı olarak gösterilir. Amazon kadınların gücünü bu şekilde aldıklarını sakın unutmayın.

Siz kadınlar ne zaman kendi gücünüzün farkına varıp bu tür davranışlardan vazgeçeceksiniz.

Erkeklerin size şartlı köle gibi davranmasını ne zaman durduracaksınız.

Ayşegülün davranışı evet bir seçenek olabilir saygı duyarım, onun yöntemleri bu belki de. Ama bu durumun özendirilmesine ne demeli.

Erkekler özellikle kendilerine ihtiyaç duyan kadınları ister imajı çizilerek, kendi ayakları üzerinde duran kadıınları yalnız bırakıp yalnızlığın kötü bişi olduğunu göstermek? Ve bu dışlanmayı kötülemeyi bizzat o kadınların yapmasına ne demeli? Bir erkek olmadan varlığı bir hiç olan kadınlar , güçlü kadınları dışlamaya devam edip acizliği köleliği baş tacı etmeye çalışma çabaları? 

Kendinize gelin kadınlar kendinize!

İşte bunlar kadınların gücünü elinden alan bir silsilenin adımlarından biri.

Kendinize gelin artık! Siz erkekler olmadan da yapabilirsiniz. Sizin sizi şartlı köle gibi kullanacak bir erkeğe ihtiyacınız yok, sizin hayatınızı sizinle paylaşacak bir eşe sahip olmaya hakkınız var!

Eğer böyle devam ederseniz. Sizi aldatan döven rencide eden erkeklere hep bağlı kalmak zorunda kalacaksınız. Yalnızlık kötü atfettirildi diye bu aşağılık kocalarınızı bile terkedemeyeceksiniz!

Ah ah siz kadınlar ne zaman kendinize geleceksiniz!!?

3 Eylül 2022 Cumartesi

Mitelojide Bugün - SIR!

  Birgün biri bir soru sordu. Aslında cevabı biliyordum. Nerden bildiğimin çok ta bir önemi yok. Tabi şunu söyleyebilirim ki ıspat isterseniz doküman felan gösteremem :D Kuran kıyamete kadar sırlarla dolu cümlelere sahip olacaktır ve çözülmesi zor olacağı da kesin. İşte bu da onlardan biri ve yoruma açık bir hikaye gerçektir illa ki demeyeceğim. Neyse,

O zamanlar anlatmamam gerekirdi. Şimdi anlatabilirim.

Soru şu: Allah neden şeytan ile anlaşma yapıyor? Bir yaratıcı gücü eşsiz benzersiz bir yaratıcı sen tut şeytanla duelloya gir. İddaya girmek gibi. Hem de insanlar üzerinden. Güç karşılaştırması gibi, git yarattığım varlığı kandır bakim göreyim der gibi. Enteresan dimi?

O öyle değil işte!

Şeytan insanlar gibi ailesi olan üreyen bir varlık. Aslında şeytan onun kabile ismi. Herneyse bir şeytan diyelim şimdilik. Onun bir eşi ve çocukları var. 

O bildiğiniz cennetten kovulma anına kadar eşi ve çocukları ile orda yaşıyor.  Aslında kovulmadan önce ilk ademe(insana) secde etmediğinde Allah onu helak edecekken, eşi Allah"a yalvarıyor, gün boyu secdeden başını kaldırmayarak hem de. Bu arada eşinin adı öyle heryerde yazdığı gibi lilit değil.

Neyse, Allah onun yalvarmasını duyuyor ki, zaten şeytanın eşi  Allaın"ın  kıymetlilerinden. Sırf onun duası hatrına şeytanı helak etmekten vazgeçiyor. Ve işte o anlaşma aslında şeytanın eşinin Allah"tan istemesi üzere yapılıyor. Ve Allah, şeytanın  eşine bu dünyayı yaratması için  büyük bir güç verir. 

Hani yunan ve mısır mitelojilerinde asırlarca geçen hikayeler var ya. Adları hep tanrılar savaşı vs diye geçer. Aslında o hikayeler hep şeytan ve onun eşinin üzerinden gider. Tanrılar savaşı vs hikaye. Şeytan kendini yaratıcı ve ilah olarak göstermekten o kadar hoşnuttur ki hikayelerinde hep Allah"ı ve sıfatlarını çıkartır , kendini ve kavmini yaratıcılar olarak göstermekten memnuniyet duyar. 

Tanrıların savaşı aslında Allah"ın yarattığı diğer varlıkların hikayelerinden ibaret. Sadece bu devirde de şahit olduğumuz gibi bazıları kendini ilah olarak göstermeye bayılıyor.

Neyse velhasılı kelam aslında şeytanın eşi Allah"a o büyük yalvarışı yapmasaydı şeytan çoktan helak olup gitmişti.

Belki de şeytanın eşinin insanlara büyük bir özür borcu vardır. Keşke şeytan helak olsaydı diyordur şimdi. Çünki o bir ümit şeytan kibrinden vazgeçer de içten bir tövbe ile yuvasına döner zannetmiş o kadar.

Neyse bence biz, şeytanın eşine artık eski eş diyelim. Bence cennetinde biri ile evlensin, bu dünyayı da yarattığı gibi yoketsin artık :D Hadi hadi inkar etmeyin hepimizin aklından bu geçti dimi ? :D

İşte bu dünya yok olursa şeytan da helak olacak sonsuza dek! İşte o yüzdendir ki asırlardır ölümsüzlüğün çaresini arar durur bu insanoğlu  ve dünya yok olmasın diye çabalar. 

Halbu ki dünya yok olmasın diye çabalayacaklarına şeytani işlerden uzaklaşıp bu dünyayı cennete neden çevirmezler hala anlamış değilim.


18 Ağustos 2022 Perşembe

SOSYAL MEDYA MASKELERI PART - 4

 SAFTIRIK KIDEMLI IKINCI KOCA ILE HASTA RUHLU KARISI*Dilek

Artık şizofren mi paranoya mı bilmem ne teşhisli bir kadından bahsediyoruz. Doktor onaylı ama tehlikeli olanlarından. Ruhsal hastalık, paranoya ve şizofreni olduğunda değil, kötü karakterin bunlarla birleşiminde olur.Her şizofren onun gibi kötülükler yapmaz. O kötü karakterli biri olduğu için akıl sağlığı yerinde olmayan biri için baya tehlikeli oluyor.

Bir de kendisinde var olan kötülükleri başkasında varmış gibi de anlatırlar. Gerçi bu karakter part 1, 2, 3 yazısında bahsettiğimiz kadınlarda bolca var. Özellikle kendilerinde varolan kötülükleri başkalarına, özellikle de kıskandıkları ve hırs yapıp ekarte etmek istedikleri kadınlara atarlar.

Şimdi bu kadının sosyal medyasına bakalım:

Twitter üzerinde amanııın ne title ne title var süper kadın mubarek.

Yaşam koçu, öğrenci danışmanlığı, üniversitede doçent olacak vs ....

Üniversite hayatımda yaşadıklarımdan yola çıkarak söylüyorum kendisi yaşam koçu adı altında insanların yaşamını tehdit eden cinsten.

Ama onda biraz salaklık vardı. Nasıl mı? Kendisi başkalarını maşa gibi kullandığını söylerdi ama diğer iki yüzlü kadınlar onu maşa olarak kullanırlardı.

Diğer üç kadın, bütün pislik olayları, kendi kurdukları tuzakları sadece o planlamış gibi onun üzerine atıp onu ruh ve sinir hastalıkları hastanesine kapatarak ve çevrelerine timsah göz yaşı dökerek, bütün yaptıkları kötülüklerden sıyrıldılar. Eee tabi hali ile saftirik şizorfrenimiz ilk kocasından boşandı. Kocası onca yaptığı kötülüğü hazmedecek değil herhalde. Hazmetse adam olmazdı.

Neyse diğer iki yüzlü işbirlikçileri, zaten kıskançlıklarından ekarte etmek istediklerine yapmak istediklerini yapmışlardı. Amaçlarına ulaşmış diğer insnaların hayatlarını mahvetmek için yola çıkmışlardı bile.

Sonra bizim saftirik kötü karakterli ruh hastamıız hastaneden çık,Türkiyeye peşime gel, hala takıntılı olduğu pis tecavüzcünün benimle evlenme isteğinin devam ettiğini san:) Bu arada kötü ruhlu şizofrenimiz bu pis tecavüzcüye takıntılıydı sanırım hala takıntılı. Bu sebeple intikam planları için yine kendine saftirik bir koca bul. Saftirik kocaya git benim başıma gelenleri kendi başına gelmiş gibi anlat. Saftirik koca git sen benim çevremde kim var kim yok onlara beni kötüle. Hadi buraya kadar anladık. Çevremdeki insanlara ne demeli. Biri benim hakkımda bişi demiş gel bana sorsana dimi? Onların da işine gelir zaten birini asmak yargılamak. Kendilerinin yargılanacak birşeyi yok sanki.

Neyse bu kadın o pis tecavüzcü sinanın ve osmanın evlendiğinden haberdar değil tabi. Sarmış bana yine, aptal işte.

Kendini kullanan iki yüzlü o beşlinin peşine düşeceğine, gelmiş benim peşime . Bakıyorum da bu hasta ruhlu insan evladı, harbi tam maşa olmuş diğerleri için.

Ama benden söylemesi yaşam koçu adı altında öğrencilerinizi emanet ettiğiniz, yurtdışı *viyana doğma büyüme ve ikinci kocası siyasette biryerlere gelmiş ünide sözü geçen, bir kadın varsa etrafınızda DİKKAT EDİN! Çocuğunuzu bir ruh hastasına emanet ediyor olabilirsiniz. Şöyle anlatayım. Kendisi büyücü denilen şarlatanlara inanıp, iki yüzlü diğer kadınlarla birlikte, kardeşi dediği reşit olmayan çocuğu cinsel istismar edecek kadar CANİDİR!

Valla sana da yazık be kızım , bana dadanacağına seni hastaneye yatırarak gününü gün eden diğer ortaklarına dadansana , tam salaksın!


5 Ağustos 2022 Cuma

BÜYÜ

 Bugün büyüye inananlardan ve büyünün ne olduğundan bahsedelim.

İnsanlar büyünün çok güçlü etkisi olduğuna ve parmak şıklatması ile birşeylerin gerçekleştiğini inanırlar. Aslında bu algıyı büyücü diye anılan şarlatanlar yaymaktadır. Çünki bu algıyı yaymazlarsa nasıl para kazansınlar değil mi?

Sihirbazlık gösterilerini düşünün hepsinin bir hilesi vardır. Peki bu hile ortaya çıkınca insanlar o gösteriyi izlemeye gider mi ? Gitmez. İşte büyücü dediğiniz ve büyü yaptırmaya gittiğiniz o kişiler de bunu sağlamak için malzemeleri saklarlar. 

Bu şarlatanların yaptığı ritüellerde hep bir malzeme vardır, pis kan-fare kanı-sinir krizleri yaşatacak bitkiler-ölü mezarlık toprağı-domuz yağı-bakir veya bakire genital suları ve evet şu meşhur karı kocaları ayırma büyüsü dediğiniz o olguda - taciz ve tecavüzler meşhurdur. Ve kıskançlıklar uğruna sevgilisini aşık olduğu kişiden ayırma, oğlunu sevgilisinden ayırma, kızını kocasından ayırma kısacası eşleri birbirinden ayırma gibi amaçlar ile o şarlatanlara gidenlerin ellerinde taciz ve tecavüz suçu yatıyor!

İşte bu yüzden Kuran büyüyü lanetler. Çünki malzemeler iğrençtir.

BÜYÜ SAVAŞ VEYA İSTEDİĞİNİ ALMA MÜCADELESİ DEĞİLDİR! BÜYÜ HIRSIZLIKTIR! TACİZDİR! TECAVÜZDÜR! ve öyle sandığınız gibi esrarengiz değil düpedüz malzemeler kullanılan bir ritüeldir. İşte bu yüzden Kuran büyü yapanı da yaptıranı da lanetlemiştir. Çünki onlar hırsızlardır! Başkasına ait olanı almaya çalışan hırsızlar.

Nasıl ki hırsızlar bazen başarılı olurlar ama hırsız illaki cezasını bulur ya da bulmasa da çaldığı malın bereketini görmez ve sürekli hırsızlık yapması gerekir, işte büyü de öyledir. O şarlatanlar ve onlara giden şarlatan kuklaları cezasız kalmaz!


BÜYÜ HIRZILIKTIR. BÜYÜ YAPAN DA YAPTIRAN DA HIRSIZDIR!

31 Temmuz 2022 Pazar

SOSYAL MEDYA MASKELERI Part-1

TECAVÜZCU KOCA VE TECAVÜZ.CÜ SEVER KARISI * Ezgi

Sosyal medya  toplumuna bir bakış atalım.

Birçok insan taklit ve kabul edilebilmek için sosyal medya hesaplarına başvurur.

Gladyatörler gibi takdir ve alkış bekliyorlar.

En çok ta ne dikkatimi çekti! Tecavüzcü kadınlar. Var mı demeyin varlar. 

Sosyal medyada tecavüz suçundan  yargılananları bas bas bağırarak asanlardır bunların çoğu. Çünki maskeleri odur.

Mesela bariz bir tanesini bilirim. Kocası pis bir tecavüzcü! Ve bunu saklamanın en iyi yolu biz iyi aileyiz pozları verip desteği etraftan almaya çalışmak. Ya da tecavüzcü sever diyebiliriz. Bu tarz kadınların çoğu çocuklarını kullanır: 

Neyazıktır ki bu böyle, çocukların bile farkında olmadığı bir istismar söz konusudur. Çünki toplum çocuğu olan kadına sen haklısın demek için geleceklerini ve kendi gibi kadınaları etrafına toplayacağını bilirler.

İşte tecavüzcü kocası olduğunun bilinmesinden sonra sosyal medya onun için, toplum tarafından dışlanmamak için bir boya badanadır çocukları habire göstermek. Bakın benim çocuklarım var, tecavüze uğrayan kadın umurumuzda değil , onu arkada bırakın unutun onu, o yanlış yapmıştır kocası değil! 

Ama diğer tecavüz haberlerinde tecavüzcüleri de linç etmeyi hakbilerek MASKEsini takmayı başarır. Toplumdakilerin  çoğu bu maskeye sahip olduğundan aynı maskelerle desteklerini esirgemezler.

Bir de acındırma yöntemini kullanır bu aciz tecavüzcü kadınlar, bu da ikinci maskeleridir.

Toplum olarak gözünüzü açın ve ailenize yanaşacak aile arkadaşlarınızı iyi seçin derim.

Çünki çok fazla MASKE takan var artık. İşe yaradığını gördükleri için bit sürüsü gibi de çoğalıyorlar. Çocuklarını da öyle yetiştiriyorlar. Dikkatli olun ve bunun işe yaramayacağını onlara gösterin, iki yüzlü insan kılığına girmiş şeytanlardan ancak böyle kurtuluruz. Tecavüzler ancak böyle son bulur!

4 Kasım 2015 Çarşamba

WebMap Oluşturma


Aslında bundan önce servisler nasıl hazırlanıra bakmamız daha mantıklı ama servislerinizin hazır olduğunu düşünerek (esrinin kendi örnek featurelayer'ları üzerinden gidecez, esri samples feature service... gibi anahtar kelimelerle google üzerinden arama yaparak bu adresleri elde edebilirsiniz) webmap oluşturup onun id numarasını yazılımınızda kullanabilirsiniz.

Ya da webmap'e artık nasıl ihtiyaç duyarsanız. Şimdi nasıl webmap oluşturuyoruz id nerde görünüyor bakalım.

Yine resim resim gidiyoruz.

                                    
                                        Esrinin kendi sitesinden online giriş yapıyoruz kaydımız yoksa yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz.


Giriş yaptıktan sonra okla görülen yerdeki haritayı tıklıyoruz.

Açılan sayfada ekle butonunu tıklayarak istediğimiz katmanı ekliyoruz. Sol menüyü kurcalayıp neler yapabileceğinizi görebilirsiniz. Katmanı isterseniz web adresinden çekin isterseniz dosyadan çekebilirsiniz. Yani elinizi korkak alıştırmayın.Bütün menüleri türkçe olarak inceleyebilirsiniz diye hepsini tek tek açıklamıyorum.

Açılan ekranda url olan yere oluşturacağınız webmap'te hangi katmanı eklemek istiyorsanız adresini ekliyorsunuz.


Yayınlamadan önce kaydetmeniz gerekiyor. Okla belirtildiği gibi kaydet linkine tıklayıp kaydediyoruz.

Daha sonra paylaş diyerek paylaşımı sağlıyoruz. Seçenekleri türkçe olduğu için tek tek açıklamıyorum.

Yayımladıktan sonra burdaki gibi haritamız ortaya çıkmış oluyor. Artık okla gösterdiğim yerde webmap'inizin yazılımınızda kullanmak için bir id'si bulunmakta. Hadi gözünüz aydın :)
Daha sonralarda hazır templatelerde bu webmap id yi nasıl kullanır yayımlarsınız ona bakarız.