28 Aralık 2022 Çarşamba

RÜYAMDA KABE!

  İlk rüyamdan sonra unutmalarım devam ederken dedikodular ve iftiralar da almış başını gidiyordu. O sırada dernekteki kızlar beni günahkar kendilerini de hürü pak ilan eden tavırlar sergilemekteydiler.

*İlk rüyamı "Kendime Notlar Rüya" yazısında anlatmıştım. Dedikodulari ve iftiralari 18 IFTIRALAR sayfamda detayli anlatmistim.

Bir ara dernekte geziler düzenlenmeye başlandı. Parası olan geziyordu. Sonra umre gezisi düzenlemeye başladılar. Onu da ağlamalardan zırlamalardan öğrendim. Bazı kızlar ortalık yerde hüngür foşurt ağlıyor bana pek samimi gelmese de sormuştum. Neden ağlıyordu bu kızlar. 

Neymiş efendim umreye gidecek parası yokmuş o yüzden ağlıyormuş. Bunu söyleyen kızın babası o zamanda daha bir bankanın müdürüydü :) Alla alla işe bak sen parası yok! Sonra bazı iş adamları gidemeyen kızların parasını karşılamaya karar verip para göndermişti :)

Neyse , o gece düşündüm alla alla aceba ben neden ağlamıyorum ve ağlamak ta  umreye gitmek te içimden gelmiyor, imanım mı eksik Allahım?

!Dipnot, eğer Allah'a bişi sorarsanız muhakkak size cevabı bir şekilde gönderir.

Evet o gece bir rüya gördüm.

Rüyamda ev arkadaşım tuba ve babası kabeye gitmek için yola çıkmışlardı ben de yanlarındaydım. Yürür vaziyette giderken tuba yarı yolda döndü o devam edemez dediler. Sonra babası ve ben giderken kabenin yanından geçtik ... Kabenin ilerisine gidecekmişiz, biz zaten kabeye gitmişiz güya.

Çok beyaz parlak bir mermerin olduğu bir yere geldik, sağ tarafımızda bir çeşme vardı berrak bir su akıyordu. Tubanın babası abdest aldı sonra ileri baktı , tekrar abdest aldı, sonra bana döndü baktı:

'Burdan sonrasına ben gelemiyorum, sen kendin gideceksin. İleriye baktım mermerin biraz ilerisinde çok beyaz bir yer vardı aynı sisli bir hava ama huzur verici. Sonra o dönemin güya ablası diye anılan çok hurmet gören iki kişiyi oranın sınırında gördüm, aralarında konuşuyorlardı.

Tam adımımı atacaktım ki onların olduğu yere gitmek istemediğimi farkettim. Ve aynen şöyle dedim:

'Onların olduğu yerde ben olmam ya onlar ya ben'

Ordaki kişiler onları ordan attılar, sonra ben o çizgiyi geçtim hem de abdest almadan ve geçer geçmez huzurun güzelliğin farkına vardım.

Uyandığımda önceleri anlam veremesem de içime doğan şuydu, kabeye gitmiş kadarsın, daha ilerisi için herkesin abdest alması gerekirken benim almama bile gerek yok. 

Çok sonraları bu rüyanım manasını daha derinden anlayacaktım.

O dönemde, herşeyi unuttuğum bilen dernek yönetimi güya bir karar alacakmış. Benim hatırlamama yardımcı mı olacaklar yoksa unutmuş halimle mi bırakacaklar.

İşte o sırada o ablalardan biri şöyle diyor :' O daha genç 15 yıl çok uzun bir süre değil onun için, unutması daha iyi derneğin adı çıkar, hem bir daha kimseye güvenmemeyi öğrenir' işte bu cümle aslında Osman sapığının kullandığı cümlenin küfürsüz hali idi. Ve bu cümle o karar, onları bulundukları kabe makamından aşağı itmişti! Bunu hatırlamaları içinse biri kanser olacak birinin de kardeşi dolandırılıp hapse girecek ve 15 yıl hükmü verilecekti. Bu ceza değildi , Allah'ın benim işlerimi yoluna koyması için onların başına getirdikleri idi çünki kimse kardeşinin hapsi ile cezalandırılmaz. Onların cezası Allah'ın elindeydi.

Beni unutmuş bırakmalarının sebebi ise, sırf derneğe akan paralar kesilmesin diye vermişlerdi. Bir masumu hafızası kayıp siktirip bırakmışlardı. Küfürsüz cümle kullandılar diye onlar, osmandan farklı diyemezsiniz!

İşte şimdi  yazılarımda bu cümleyi onlara neden kullandığımı anladınız. Çünki onlar Osmanın o küfürlü cümlesini, tekrar tekrar destekleyici hareketlerde bulundular. İşte o yüzden siktirip gitmesi gereken onlar. 

Tubanın babasına ve ev arkadaşım Meleğin kankası Tubaya gelince, kıl ve nikah iftirasini (İftira ve Dedikodu sayfamda  ayrıntılı anlatmıştım) babasına kadar iletmiş ' Babacım kıllarını almayan bir kız arkadaşımız bu yüzden boşanmış biz onu nasıl uyarabiliriz!' bilmişliğini yaparak hem babasını hem kendini ateşe atmıştı. Babası abdest te alsa defalarca da alsa o makama gelemeyecekti İnşaallah!

Veee asıl mesele , kabenin yanından geçerken kabeyi boş görmemdi. Yani o kızların umresi kabul olmamıştı benden hellalik alana kadar da kabul olmayacakti. Sadece kizlarinki mi ilk iftirayi baslatan yavuz ve onun arkasindan bu iftrayi yayan diger erkekler de ayni sekilde ayni durumdaydilar.

Dipnot: Hak hellaligi almak icin karsima cikmayin! Helal etmiyorum , ahirette hesaplasiriz!

İşte Öyle paralar döküp kabeye gitmeler sizi aklamıyor maalesef! 

Mesele Kabeye gitmekte değil kabeyi yaşamakta! Ah bir anlasanız! Ama onların akılları ermez boşuna anlatmaya gerek yok!

Onun babası değişir annesi hep aynı kalır! Anlayan anladı. Kibrinizden kabul edemediğiniz şey neydi bir hatırlayın bakalım? Ne kadar çok çocuk yaparsanız yapın, hiçbiri o değil, bu kural hiçbir zaman değişmez! O ya değişmeyen annesinden olur ya da hiç olmaz!

Veee her sayfaya eklenmesi gereken NOT:

...Birşey diyim mi burnunuzu karıştırsaydınız geğirip osursaydınız ter koksaydınız inanın sizden iğrenmezdim ama o pis iftirları ağzınızda dolandırdığınızda gözümde canlanan o bok yiyişiniz midemi bulandırıyor... Çünki burnunu karıştırdıktan sonra elini yıkarsın, ter kokarsan ya da ayak kokarsa duş alırsın, sarımsak soğan koksan diş fırçalarsın, osurmak geğirmek insan vücudundaki toksini atar geçicidir tuvalete gidersin, bu ve bunun gibi şeyler insan doğasıdır kir değildir... Peki sizin yediğiniz bokun temizliği var mı?

İTİRAF!

 -Kendime notlar sayfalari okunmadan pek anlasilir bir yazi degil:)—

Belli bir süre sonra benim Osmanı sapık olarak göstermem herkesi ikiye bölmüştü. Ama ben okuluma odaklandığımdan son dönemimi yaşıyordum.

Bir seminer zamanı, akıllı bir çocukla tanıştım. Sanırım bu çocuğun aklına benle osmanı yüzleştirmek geliyor.

Yüzleşme:

Derneğin alt katında sinema gecesi düzenliyorlar. İzlettikleri film ise şu: Kör bir kadına zengin ve itibarlı bilinen biri tecavüz ediyor, kadının arkadaşı bunu bildiği halde, o adam ile evlenmek için kör kadın hakkında, patrona iftira attığını söylüyor ve sadece bununla kalmıyor kör kadına bir oyun oynuyor ve onu hırsızlıkla suçluyor.

Dava sonucunda kör kadını idam ediyorlar...

Işıklar kapandı. Ayşe salağı ona söylediğim A"yı bulamamış beceriksizlik göstermişti. Onun  yüzünden de bu iş bana düşmüştü- Bu kısımları ilk kriz yazımda anlatacağım ama şimdi konu o değil.

Neyse ışıklar kapanınca ayşe geldi, ona ensemden mikrofon gibi bişi takması söylenmişti(burada detaya gerek yok) belki başka bişi taktı bilemedim. Bunu daha sonra anlayacaktim. O sırada sümeyyeyi tuttum.

'Telefonunu açık bir şekilde  yanımda bırak, lütfen!' ısrar edince yaptı. Çünki ayşeye güvenmiyordum , bana birinin geleceğini benle konuşmak istediğini söyledi sonra su alacaz sana da getirecez deyip gittiler. Ben beklerken arkamdan Osman geldi:

O - 'Naber?'

Ben - 'Sen kimsin?'

O - 'Tanımadın mı?'

Ben - 'Hımm, sen hangi cesaretle karşıma çıkabildin ki?'

O - 'Telefonunu göster bu sefer ses kaydı yapmana izin vermeyecem'

Gösterdim...Ama o telefonunu eline alıp açtı. Ne yapacağını anladım ama umrumda değildi. Yeterince iftiraya uğramıştım. Ve şunu da anlamıştım. Siz ne anlatırsanız anlatın insanlar inanmak istediklerine inanırlar. Allah o yüzden varlığını ıspatlamak için birşey yapmıyor. Ve sonuçta ben nişanlım dediğim salağa birşeyleri ıspatlarken saldıraya uğramamış mıydım? Artık kimseyi ne inandırırdım ne de uğraşırdım onların bana attıkları iftiralarla. Allah'a havale.com :D

Ve benden size tavsiye, kimseyi bişilere inandırmak için efor sarfetmeyiniz ! Zaman israfı.

Neyse

Ben - 'Söyle A kim?' Gerçi burda söze şöyle başlamıştım: Sana birşey soracam, O gün beni A'ya benzettin, A kim? nerde ?Öldürün mü onu? Yeni bu yazımda bazı yerleri atlayacağım çünki çok fazla saldırdığı kızların ismi var. Olması ve anlatmam gerektiği yerleri yazayım dedim.

O - 'Sen hala orda mısın?, bak seni Sinanla barıştırmaya geldik. Dışardaki salakar plan yaptılar , burda ben sana saldırıyor gibi yapacam sinan içeri girecek , ben sevişiyorduk diyecem, sen inkar edince o sana inanacak ve barışacaksınız, ne kadar aptalca dimi hahahahah' 

Ben - ' Evet aptalca , sen oyunu anlatmasan bile ben anlardım merak etme'

Bu arada saldırdığı diğer kızları isimlerini vererek tek tek anlattı. Bana da o çok merak ettiği Sümeyyeyi nasıl kurtadığım olayını sordu ben de onu anlattım ona...

Ona tek tek sorular sordum ve tek tek cevap verdi. Cemaatlerden tut kendinin münafık bir lut kavmi örgütünden oluşuna kadar anlattı. Ama A'nın kim olduğunu hala söylemiyordu.

O arada bir olayı anlatırken iyice kızdım. Ama belli etmedim çünki hala A kim bulamadım.

Ben - 'Sahi Osman ya ben o gün bişi anlamadım, şuraya yatsana işimizi tamamlayalım, şu hani anlattığın diğer kızın yattığı yere, ama bu sefer ben üstte olacam'

O - 'Senin tadın da damağımda kaldı doğru, yarım kaldı işimiz '

Ben - 'Tamam işte ben zevk felan alamadım hadi sen yat şuraya yüzüsütü şu işi tamamlayalım'

O - 'Heee tabi tabi yatayım da öldür beni dimi, yemezler.'

Evet biliyordum ses kaydı yapmış bu kısmı keserek insanlara gösterecek beni de onunla yatmış biri olarak gösterecekti. Eee ne de olsa dernek para kaybetmemek için bu ses kaydını da halkın arasına  yayamayacak ama osman yayacaktı...Ama bu benim umrumda değildi.

Ben- 'Bana A'yı ver'

O - ' Napcaksın A'yı o senin işine yaramaz. Onu deliler hastanesine yatırldılar. Sana şahit olmaz. Hem bak o kadar ses kayıtları yaptın ama kimse sana inanmadı. Hala bana inanyorlar. Eeee sakalın yok ki inandırasın. Bak bu filmdeki kız gibi seni de astıracam...Benim arkam çok sağlam sen bana bişi yapamazsın.'

Ben- 'Bana herhangi birinin inanması gerekmiyor, bana A'yı ver'

O- 'Hadi bir anlaşma yapalım. Sinan mı ? A mı?

Ben - 'Sinan kendine yeni bir iki yüzlü şeytan gülbin bulur, ne de olsa sokakta gülbinden çok var, ben de zaten unutuyorum, A yalnız bana onu ver'

O - ' Bir şartla, beni öldürmeyeceksin!'

Evet bu kısma sonra gelecem. Bu ana kadar tam iki defa Osmana saldırmıştım. Onlar da A'yı bulmak içindi, öldürmek için değil, belki anlatırım. Ama şimdi gerek yok.

Ben -' Tamam bugün seni öldürmeyecem.'

O -  "Yetmez bana birşey vermelisin'

Ben -'Tamam seni masum gibi gösteririm, hani dedim ya yat yüzüstü sırtına bineyim işte gömleği nerden yırtıldı Hz Yusufun? Hem içeri girdiklerinde bizi öyle görürler seni masum sanırlar'

Böylece bana A'nın kim olduğunu anlattı.  Osmandan istismar görmüş ve anlattığında da deli muamelesi yapılmış bir kızdı. Sinirlerim tepeme iyice gelmişti. Bütün gemileri de yakmıştım.Aniden ayağa kalktım veee..

Ben - 'Seni öldürecem biliyorsun dimi?'

O -' Sen beni öldürmeyecektin hani sen sözünü tutardın?'

Osman aslında beni tanııyordu ben sözümü tutardım.

Ben -'Yooo ben sözümü tutarım. Osman saat kaç?'

O kadar aptal bir şahsiyetsizdi ki niye sorduğumu anlamadı bile.

O - 'Niye sordun ki?'

Ben - 'Hiç merak ettim'

O - '23:45'

Sadece şuna gülmüştüm :)

Hani öldürmeye çalışmayacaktın hani sen sözünü tutardın, derken nerdeyse altına yapacaktı :D 

Ben - 'Ben bugün öldürmeyecem dedim,yarın öldürebilirim :) onbeş dakikamız var iyi değerlendir '...

Onun o korku dolu anları çok hoşuma gidiyordu bu itiraf ta benden gelsin :D

Dipnotlarimdan: Açıkçası burda şuna değinmek isterim, bu tür olaylarda her ne kadar  iftira atan kadın sayısı yok denecek kadar az sayıda olsa da insanlar her konuşan kadına ya iftira atıyor diye bakıyor ya da ona vebalı muamelesi yapıyorlar. Suçluyu gizleyip onun yaşam kalitesini bozmamaya çalışıyorlar ama mağduru ise daha da mağdur etmeye bayılıyorlar- suçlular da bunu bildikleri için daha da cesaretlenip daha fazlasını yapıyorlar, aynı osmanın yukarda yazdığım yazıda beni astıracağını idda etmesi gibi... 

İnsanların bulaşıcı hastalık ile mağduru ayırt edememe körlüğü olduğu düşünüyorum :D Toplumda çoğu insan bunu ayırt edebilecek bir zekaya sahip değil maalesef ve sanırım bu maymunlaşmış erkeklerin evlendiği çocukların neslinin çoğalmasından kaynaklanıyor.

2 Aralık 2022 Cuma

HAFIZA KAYBI!

İşte tüm bu olanlardan sonra ne mi oldu. Bir şekilde bu durumun üstesinden gelmeliydim.Bana ait olanı Osman sapığından almıştım. Şimdi de bir karar verecektik.

Bilgisayarlar ile insanlar arasında çok fark yoktur aslında. Bilgisayarlar insanların beyin yapısından ilham alınarak icat edilmiştir *

Hafıza!

Bilgisayarlarda hard diskleri parçalara bölebilirsiniz. Hatta isterseniz onlara farklı işletim sistemleri yükleyebilirsiniz. İnsanlarda ise tek bir hafıza vardır. Ve anılar cache dediğimiz yerlere atılır. Bilgisayarlardan farkımız çöpümüz yoktur.

Bilgisayarlarda bazen hard diskleri fazla yüklemelerden yedeklere alır ya da parçalara bölersiniz. İnsanlarda bu parçalara bölme olayı çok nadir yaşanır.

İşte benim hayatımdaki enteresan nokta burda başlıyor farkım şu, birden fazla hard diskimin olması yani zeka seviyenize göre hdd alanınız yükselir ve eğer beyninizi yönetmeyi başarabililiyorsanız bunu da gayet güzel başarabilirsiniz. 

Çok kişilikli insanlar vardır hani* onların hard diskleri de parça parçadır ama hepsinde ayrı işletim sistemi yüklüdür.

Benimkine hepsi aynı bilgisayarda aynı işletim sisteminde yüklü idi. Ama parça parça bölümlere ayrılmış hard diskler olacaktı ve hepsinin bir şifresi olacaktı.

  • Biri hayatında hiç Sinan olmayan ve olmamış Zeytuni
  • Biri Sinana mail atmış ve sinanı kızdırmış Zeytuni* sürekli o ana dönüp özür dileyen sarsal dediğim döngü
  • Biri Osmanı dileği meleği ve tuzağı hatırlayan Zeytuni* Osmanın pisliğini ve dileğin kurban ettiği erkek kardeşini hatırlayan Zeytuni
  • Biri Osmanı dileği meleği gülbinin evde olduğunu (gülbin iki tuzak kuran ve iki yüzlü şeytan) sinanın annesini tuzaklarını bilen  Zeytuni
  • Biri de herşeyi bilen, Sinanın ve Osmanın ne yaptığını, ve  Gölgeyi kimin öldürdüğünü bilen Zeytuni* 

Peki neden bölünmüş hard diskim vardı derseniz. Hepsi bir olsaydı o bilgisayarın yapacaklarına akıl fikir erdiremezdiniz, ve onlara bela musallat edecek güce sahiptik ama önce toplum bunu haketmeliydi. Bir diğer sebebi rüyamdaki gri adamla verdiğimiz karardı. O benim için bu durumu kolaylaştıracağını söylemişti işte bu da kolaylaştırma yöntemlerinden birisi idi. Başka bir sebebi daha vardı ama o bende kalsın.

İşin enteresan tarafı, benim sadece hafızam kayıptı , zekadan eksik bişi yoktu, kendimi bu zaman içerisinde çeyrek Zeytuni olarak tanımlamışıtım. Çeyrek porsiyon zeytuninin yaptıklarının hep bir sebebi vardı. 

Bu durumun zararları oldu mu: Eğer zarar diye tanımlarsak , çok fazla insan tölere ettim mesela ama o insanlar kendilerini bi halt zannederken, yapılan her tölere onların gideceği yeri belirledi.

Neyse artık bölünmüş hafızamin zamanı geldiğinde bütün diskleri birleşecekti.

İşte o gün bu gündü
Zetuni yenilenmiş işletim sistemi ile bütün diskleri birleştirdi. Eğer başka bir hdd varsa:) o da birgün şifresi ile muhakkak açılacaktır.

29 Kasım 2022 Salı

KENDİME NOTLAR -23- SAYFASINDAKİ OLAYLARA SÖYLEYECEKLERİM!

 Notlarıma gelince *Öncelikle belirtmem gerekir ki bütün sayfaları okumadan anlaşılabilecek bir yorum yazısı değil! :) *

Melek Gülbin Ayşe ve bazı diğer kişler : Sinanın beni rezil ederek gülbine radyo yayınında evlenme teklif edeceği bu oyundan haberdardılar ve ellerini ovuşturarak plana yardım ettiler... Onların siktirip gideceği yeri hepiniz biliyorsunuz dimi :D

İkincisi:

Gülbin osmanın tecavüzcü biri olduğunu bile bile nasıl da onunla beraber başka planlar yapıyordu ,  gerçi onda ahlak olsa büyücü şarlatana parası yetmedi diye göt zinası yapar mıydı! neyse zaten bunu sinanı savunmaya geçerken ıspatlamamışmıydı.. Gülbin daha sonra yeni bir yalanla savunma yapacaktı :' Efendim zeytuni tecavüze uğrayınca  biz de bakire olmadığı ortaya çıkmasın diye nikah yalanını uydurduk ona  yardım etmek(!) için. Bunu yaparken Osmanın son vuruşu yapamadığını da biliyordu! 

 Bu gülbinin yalanı ve bakirelik olayları felan... toplum olarak siz neyin kafasını yaşıyorsunuz da gülbinin bu bahanesini onaylıyorsunuz aceba! Kadın iftira atmış lan! Habire de yalan üstüne yalan katarak her ortaya çıkan yalanını başka bir yalanla sıvayan aşağılık bir mahlukat bu! Tabi benim hafıza kaybının ekmeğini de burda yemiş. Sosyal medya hesaplarından benimle samimi görünmek için çaba harcayıp ordan iyi görünerek yalanlarını yaymaya devam etmiş...

Gülbin bakacak ki toplum o ne derse onu dinliyor bana kimse hiçbişi sormuyor, dernekler ve cemaatler politikaci akrabalar, adları çıkmasın para kaybetmesinler diye beni hafızası kayıp ortada bırakıyor, bundan fayda sağlamaya devam edecekti, iftiraların dozunu arttıracaktı. Her tanıştığı erkeğe benim hikayemi aşağılayıcı biçimlere sokup anlatacaktı. Mesela, muhoya sanırım muhoya anlattı bunu: 'Zeytuni, onun eski sevgilisi Sinan ile nişanlandım diye intikam almak için onunla birlikte oldu' diyecekti. Bakacak olmadı, bir diğerine 'Zeytuniye küçük bir çocuk tecavüz etti' diyecekti, bunu özellikle bana kimse bişi sormasın diye söyleyecekti, hafızamın kaybı onun işine yarıyordu, katil oluşunu bile bununla gizliyordu. Ve bundan istifade ediyordu. O da yetmedi kendini benim yerime koyacak yer değiştiren bir hikaye anlatacaktı. Bir diğerine bambaşka bir  yalan uyduracaktı.

Bu arada bu zulme susanlar (cemaatler dernekler localar partiler) burda yazmıyorum diye kendilerini cezalandırılmayacak sanmasınlar! Onlar dilsiz şeytandan başka bişi değildir. Kendi çıkarları için sustukları için onlarla aynı kefeye konulacaklardır inşaallah. Rüyamda anlatmadım diye cezasız kalacaklarını düşünmesinler! 

Neyse, yani Samsunluların  ülkücülerin yüz karası Gülbinde ve örtülü kızların yüz karası Dilekte ve açık kadınların yüz karası Melekte ve müslümanların yüz karası Osmanda Yavuzda, onlar gibi olan Atatürkçülerin yüz karası Ezgi gibilerinde yalan bitmiyordu, sonra onlara solcuların yüz karası Sinan da eklenecekti.

Dipnot : Bu tarz insanların kendilerine görüş bellemesi tamamen toplum içinde yer ve güç edinmek içindir. Yoksa onların giremeyeceği kılık yoktur. Yalakalık desen onlarda iki yüzlülük desen onlarda... Neyse,

Çok sonraları da, biz o zamanlar çocuktuk yanlış yaptık diyeceklerdi. Hiç te değil artık savunacakları yalan kalmamıştı. Ve ayrıca onlar değil ben çocuktum, onlardan tam beş yaş küçüktüm. Onlarsa üniversiteye geç adım atmışlardı ya da benden önceki sınıftaydılar, hele sinanın ve dileğin annesinin yaşını saymıyorum bile, ve onların bu yaşları, olaylar başladığında idi, onlar bunu yıllarca sürdürdü- artık yaşlarını siz düşünün-, söyler misiniz bu mu çocukluk? Hiç te çocuk felan değillerdi yine olsa yine yaparlar hangi yaşta olurlarsa olsunlar onlar mide bulandırıcı iki yüzlü şeytan olmaya devam edecekler sadece bahaneleri değişecek.

Hatta daha önce bahsettiğim gibi dilek, benim hikayemi kendi hikayesi gibi anlatıp türkiyede kafaladığı politik açıdan güçlü ikinci kocayı alacak, onu da benim üzerime salacaktı. E be akılsız bir de politikacı yani milleti savunan biri olacaksın. Yargısız infaz nasıl yaparsın! Azıcık araştırsan zaten Dileğin ilk evliliğini öğrenirdin, bu kadar basitti gerçeklere ulaşman...

Gülbinse kendini acındırık yapıp yalanına yalan ekleyecek memleketlisini kafalayacaktı. Melek zaten intihar numarası çekecek yavuzdan hamile kalarak yavuzla evlenecekti... Hatta bir ara olaylar tamamen ortaya çıkınca biz şaka yaptık diyeceklerdi en saçma yalanları da buydu açıkçası, anca gerizekalı biri inanır buna, kusura bakmayın ama buna inandıysanız amip kafalı olma ihtimaliniz var!

Ve onların ilk başta attıkları evlilik yalanının amacı da kesinlikle bana yardım etmek değil, Sinana; Bak zeytuni başkası ile evleniyor sen de hayatına bak demek içindi. Çünki Osmanın son vuruşu yapamadığını biliyorlardı! Hadi nikahı geçtim boşanma sebebi iftirası? Bu tamamen, beni rencide edip rezil edip evlenmeme engel olmak için yapılan birşeydi, bunun aksi ıspatlanınca, onların yalanla yalanı sıvaması idi. Zaten o ve onun gibiler yalanları ortaya çıkınca başka yalanlarla ortamı kurtarmaya alışkınlar. İki yüzlü şeytan diye boşuna demiyorum dimi!

Gerçi şunu da es geçmeyeceğim, Osman ve Sinan sırf son vuruşlarını yapamadılar diye , onlar tecavüzcü değildir diyemezsiniz! Hele de Sinan ' Tecavüz öyle edilmez böyle edilir' cümlesi kullandıktan sonra saldırmasa bile tecavüzcüdür hem de en pisliğinden! ki saldırdı.

Ne yani, hem son vuruşlarını yapıp, hem de beni parçalara ayırıp çöp konteynırına atınca mı onları tecavüzcü kategorisine koyacaksınız? Onlar saldırdığında kendimi savunup, onların pipisini kırınca onlar tecavüzcü olmuyor mu? Hadi bu soruları sorun kendinize bence!

 Bakın son vuruş diyorum bakirelik alamadilar demiyorum çünki bakirelik külliyen yalan onu da başka  yazımda yazacağım inşaallah.

Blogta yayınlar kısmına sürekli sizin nasıl insanlar olduğunuzu yazacağımdan da emin olabilirsiniz. Okuyanların sizin gibileri tanımaya hakkı var. Bir diğer sebebi de :) unutursam fısıldasın bu yazılar sizin kim olduğunuzu , dimi ama!

21 Kasım 2022 Pazartesi

EMİR CÜMLESİ ve LUT KAVMİ

 'Kendime notlar oda -14'  yazısını yazarken aklıma iki şey geldi.

Birisi emir cümlesi kullandığımın bahanesini uyduran salak Hatice! Evet salaktır gerçekten...

Bana güya diyor ki ben emir cümlesini kullanıyormuşum o yüzden yapmamışlar. Bunu Gülbine polisi ara dediğimde yapmamasının bahanesi olarak söylüyor ya da işte sinana buraya gelmen lazım kendimi hapiste gibi hissediyoruma acele lütfen gel dememi eleştirerek yapıyor.

Şimdi sorarım size?

Bir doktor normal bir durumda bir hastaya bakarken hemşireye dönüp 'Hemşire hanım şu serumu verir misiniz?' der evet bu güzel .

Peki acilde olan bir doktor, bir trafik kazasında koştur koştur sedyede gelen biri olduğunda, hemşireye hiç bakmadan bile 'şu serumu takın!' der ve hemşire o anda sizce napar? Ben söyleyeyim eğer hemşire hastayı öldürmek istiyorsa takmaz , tabi kurulda vereceği bahane, efendim doktor emir cümlesi kullandı olursa nolur :D ...

Pardon da orda acil bir durum var, Ay efendim cümlemi nasıl kullansam aceba diye mi düşüneceğim yoksa ağzımdan çıkan cümleleri bile kısaltıp zamandan mı kazanacağım???

Aptalsın Hatice! o iki yüzlü şeytan ile sinan salağının geldiği bahanelerle bana gelmen salakçaydı...

Aslında bu dedikoduyu itibarsızlaştırma saldırısının bir parçası idi. Sapık sözlerimin ve telkinlerimin başkaları tarafından dinlendiğinin farkındaydı buna engel olmanın tek yolu kişiyi itibarsızlaştırmak. Kibirli, emir cümlesi kullanıyor gibi cümleler insanlara şunu gösterir, kişi doğru bile söyleyese banane yaaaa ne yapacam... İşte sapığın amacına ulaşması için bir adım daha atılmıştı.

İkinci şey ise şuydu?

Allah Lut kavmini helak etmemiş miydi? Onlar tecavüzü tacizi hak gören, çocuklara bebeklere hayvanlara tecavüz eden, ensest ilişkileri hak gören, kadınla birlikte olmayı ayıplayan, kadını aşağılık bir varlık olarak görüp doğum yapmazsa yaşamasına bile izin vermeyen... o kavmi helak etmemiş miydi?

Peki bu Osman,Dilek,Melek,Gülbin, ve Sinan, Sinanın annesi ve karısı Ezgi... gibiler neden vardı hala?

Bunun tek bir açıklaması vardı. Lut as bir hata yapmıştı ve yalancı karısına inanıp onu kaçarken yanında götürmüştü. Karısı da iki yüzlü olmayı öğrenip öğretmişti ve gizlice çoğalarak bir örgüt gibi sapıklıklarını devam ettiriyordu. Bundan başka cevap bulamıyorum. Allah helak ettiyse eder çünki!

Haaa bu arada Dilek, Gülbin , Yavuzun karısı  Melek, Sinanın karısı Ezgiyi de LUT as'ın karısına benzetmiyor değilim. Sübyancı pislikler oldukları kesin- bir çocuğun tecavzücü olmasını planlamaları onları sübyancıdan başka bişi yapar mı ? iki yüzlü şeytan olmalarını buna ekleyebiliriz...

Bu arada birşey daha farketmiştim. Bu sapıkları koruyan bir sistem vardı özellikle de Türkiyede çok yaygındı ve git gide güçleniyorlardı. Bunun sebebi ise Osman Dilek Gülbin ve Melek gibilerinin iki yüzlüyü  çok iyi oynayıp, içeriye güzelce sızmaları idi, ve onlardan önce sızanlar güçlenmiş onları koruyorlardı. Cemaatlerin locaların ya da diğer grupların kendi adları çıkmasın diye başlattıkları bu sapıkları koruma furyası aslında içlerinde fazla fazla üreyen LUT kavminin yöntemi idi...

Tecavüz, taciz, şiddet mağdurlarına susmayı empoze ettiler yavaş yavaş içlerine korku bürüdüler onları birbirlerinden ayırıp yalnızlaştırma politikası izlediler. Halbu ki bu suskunlar bir araya bir gelse cihan onların karşısında titreyecek! Susmayın konuşun anlatın demiyor muyum ben? Eğer kısmı hafıza kaybım olmasaydı değil 15 yıl 15 dakika bile beklemezdim anlatmak için ki öyle de yaptım. Ama onları koruyan sistem benim unutmamı fırsat bildi ve o yüzden o sistemler de gerektiği zamanda gerektiği yerde ( bu dünya veya öbür dünyada) cezalarını çekeceklerinden hiç şüpheleri olmasın! Yine olsa yine konuşurum ve konuşuyorum da.

Emine salağımız var bir de Urfalıların yüz  karası emine! Bana diyor ki 15  yıl geçmiş ne hala peşini bırakmıyormuşum bu olayların.

Sana ve senin gibilere cevabım şu Emine:  Luckiest Girl Alive  filminde kadının son sahnede NYC sokaklarında o  kadına dediğini, aynen sana ve senin gibilere iletirim! 

 Ayrıca ağlayarak ben yanlış yaptım yalanını da çok iyi oynayabiliyorlardı. Bunun en iyi örneği Melekti. Yavuzun kibirine bile boyun eğip başını kapatmaya kadar gitmişti. Ama Allah herşeyi bilir herşeyi görür senin kapanman seni aklamaz , yavuzun kapatması da onun kibrini daha da büyütür. Siz cahil iki yüzlü şeytanlar, sonsuza dek yanacağınız günü bekleyin! demedi mi Peygamber. Aynen iletirim sizlere...



18 Ekim 2022 Salı

CİNLER

 CİN NEDİR?

Cin sizin tabir ettiğiniz gibi tek bir canlıyı ifade etmez. Cin demek insan dışı varlık demektir. Yani onların da çeşitliliği mevcuttur. Aramızda perdeler vardır, ne biz onları görürürüz ne onlar bizi . Ya da şöyle söyleyeyim ne onlar bizim dünyamıza girebilir ne biz onların... Bu böyle bir kuralın içindedir. Ancaaakk... Bu kuralı bozanlar var mıdır? Vardır ve çoğalmaktadır.

Gelelim birbirimizin dünyasında ne kadar süre kalabildiğimize:

Bir balık sudan çıktığından ne kadar süre kalabiliyorsa o kadar süre. Yani bir cin sizi rahatsız ediyorsa kısa süreliğine git gellerle eder ama psikolojik etkisi üzerinizde devam edebilir. Gizemli olan şeyler korkutucudur. Size korkmamanızı tavsiye ederim.

Aslında bilinen yanlış bir gerçek vardır. Cinler insanları fazla rahatsız ediyorlar! Cıx cıx... Onları rahatsız etmeyi sizler başlattınız! Ve onları kullanmanın bedellerini ödüyorsunuz. 

Eğer Kuran üzere inancım olmasaydı cin kavramına da inanmazdım. Ama onu şöyle tarif edebilirdim. Görmemiz şuanki teknoloji ile mümkün olmayan bir çeşit beyin fonksiyonlarını etkileyen virüs! Aslında baktığınızda gerçekten de böyle tabi bence! İlerki teknolojilerde onları görmeyi başaracak bir cihazın çıkacağına eminim.

Peki cinler ne kadar güçlü? Ya da şöyle soralım ki cinler insan dışı varlık ... : Kötülük yapmak isteyen cinler ne kadar güçlü? Siz ne kadar zayıf bir psikolojiye sahipseniz o kadar güçlü!

Çünki hep düşünürüm, Hz Süleyman vefat ettiğinde asasına dayalı dururken bile onu uzaktan gördüklerinde vefat ettiğini uzun süre bilemeyen cinler ne kadar güçlü olabilir?

Diyeceksiniz ki onlar Hz Süleymandan korkup içeri girip öğrenemediler. İyi de sizin onlardan gelecekten haber aldığınızı söylediğinizi varsayalım? Uzaktan baktıklarında anlamadılar mı? Allah bu ayeti size boşuna yazmadı... Biraz düşünün...

Peki belkızın tahtının ışınlanması? Orda ışınlanma yok, belkız o an beynine hükmeden cin virüsü ile tahtın orda olmadığını düşündü. Bir nevi hipnoz diyebiliriz... Evet hipnoz bunu biraz açıklıyor aslında.

Peki Hz İsa as yerine çarmıha gerilen o hain? İnsanlar nasıl olmuştu da Hz İsa sanmışlardı onu? Boyu ve kilosu benzer olan birinin yüzünü o zannedecekleri şekilde hipnoz değil miydi?

Peki kaç çeşit cin var? Dünyada kaç çeşit yaşayan canlı varsa bence o kadar çeşit var. 

He bir gerçek var bizden çok yaşıyorlar çünki onların zaman dilimi ile bizimki farklı. 

Belki de onlar başka gezegende yaşayan ve elektron yöntemi ile beyne hükmedebilen bir çeşit varlıklardır? Peki onları kullananlar ? Bu aralar yanlış frekanslara gittiklerinden eminim. Çünki çoğunun başı belaya girer genelde.

He bir de cinleri kullanıp büyü yapmak isteyenler! Evet onlara şunu söyleyeyim siz onları rahatsız edip kullandığınız için bunun farkına vardıkları anda hayatınızın içine edeceklerinden emin olabilirsiniz? İntikam onların alın yazısıdır. Ve siz onları kullandığınız için sizin dünyanıza giriş biletini direk ellerine vermiş bulunuyorsunuz. Hatırlatırım dünyalara giriş çıkışlar yasak ve siz bir kere onları başkasını dünyasına girsin diye kullanırsanız , kendi elinizle kendi kapınızın kilidini ömrünüz boyunca onların eline vermiş olursunuz. Büyü yaptığınız kişi belli süre sonra onlardan kurtulur ama siz  ömrünüzce onlarla haşrolursunuz... 

Büyü? Bunu bir önceki yazımızda belirttik. Psikoloji bozan yiyecekler beyne o virüsün yerleşmesini kolaylaştırır... 

Aslında bu bir tek yazı ile anlatılabilecek birşey değil ama özeti bu. Yani hepsinin kuralı , çerçevesi ve bedeli vardır...

Kısacası onları rahatsız etmeyi bırakın! Vee kendi  hayatınıza odaklanın. Eğer bir şeyi parmak şıklatması kadar kolay şekilde elde etmek istiyorsanız dua edin :)  !

20 Eylül 2022 Salı

SAYIN (!) DEVLET BÜYÜĞÜ

"Birgün hepiniz neyi neden yaptığımı anlayacaksınız" demiştim. İşte onlardan biri karşınızda!

Bugünlerde çok övgüler alan bir devlet büyüğünden bahsedeceğiz.

Bizim viyana günlerimizde kendisi henüz devlette kıdemli bir makamda olmadığı zamanlarda bir seminer vermeye gelmişti. Konu ekonomi idi. 

Herkes bir soru soruyor. Benim de aklıma bir soru geldi. Seyhan yanıma yanaştı ne soracaksın. Söyledim, ama sezdim seyhanda, aynı melek ve ayşedeki gibi yalancilik ve hırsızlık mevcuttu.

Sonra parmağını kaldırdı. Sorumu o sordu. Ve adam evet güzel soru benden güzel bir ödül kazandın dedi.

Bir arkadaş o sorunun bana ait olduğunu adama iletince. Sahip çıksaymış paylaşmasaymış, bize seyhan gibiler lazım ! Aha? Zaten seyhan gibiler lazım diyerek maskeli çiğdem gibileri yolsuzluklarla hak yesin diye yollarına güller serdiniz. İki elim bu dünyada da öbür dünyada da yakanızda!

İşte devletin içinde neden bu kadar hırsız varın cevabını verdim size :)

Kendisi güya bir ekip kurmuş sapığı yakalayacak! Senin ekibine karşı ben, hey gidi efendi etrafını hırsız doldurursan böyle olur!

Hadi anlarım, elindekine sahip çıkmayanı almazsın da hırsızın hiç mi suçu yok! Hadi onu suçlamadın bir de taç mı takıyorsun! Sen nesin? Hırsız mı?

Bu arada o sorumu çaldı diye taç taktığın Seyhan naptı sahi? Bir ara facebooktan Tayyip Erdoğana saydı sövdü sonra facebook kapadı herkesin onun yaptığı hakaretleri unutmasını bekledi. Sonra bir işe girdi facebook açtı, ay oğlum tayyip amca diyor vay ne güzel vah ne güzel yapmadı mı? Yahu bu ikililikleri görüp te hala taç takabiliyor musun sahi? 

Şunu da dipnot düşmek isterim: Eğer ülkenizi seviyorsanız, bir başkan seçildikten sonra , başka ülkelere erişecek şekilde ona sayıp sövmezsiniz , saygı duyarsınız. Bu saygı şeklini ABD ve Almanya ülkesinde görünce çok beğendim. Umarım sizde de olur birgün...

Bir de bu kişi işsiz felan da değildi, sadece üst makam istiyordu vermediler diye çığırdı durdu işte. Eee taktiği biliyor dimi. Neyse,

O bana bu durumu ileten kıza şunu dedim: O soru ve onun ekibine girmek bana bişi katmazdı! Ben eğer birşeyi veriyorsam o yemdir! Çünki biz zaten onların naptığını biliriz. Bir bilgi veya mal önemliyse o zaten hep bende kalır! 

Noldu efendi? Bendeki gücü alabildin mi? Osmandaki gücü kim aldı? Senin ekibin bokun içine battı mı? Bokun içine batmasın diye osmanın itirafını naptın sahi? Bu arada itiraf mevzusunu henüz yazmadım. Bir de şu rüyada bahsettim D isimli kızı... Oraları bilahere yazarım herhalde bakalım.. Neyse,

Şmdi bu kişiler öyle devlete ya da türkiyenin belirli kurumlarında onlara iş vererek kendine mürit mi topluyorlar?

O değil de benden söylemesi yediğin hurmalar birgün seni tırmalar! Gerçi devlette kim makama geçse çoğu senin gibi yapıyor dimi sen de haklısın(!) be gariban...

Sizin gibiler yüzünden , devlet dairesinde, bir işçinin kapı açıkken bağıra bağıra cesaretle şunu demesine sebep oluyorsunuz :

"Devletin malı deniz yemeyen keriz!" Yoksa siz de mi o hırsızlardansınız sayın(!) devlet büyüğü? O değil de bu işçi iftiralardan beslenirdi. Ortaya bir yalan dedikodu atar , dürüst çalışkan insanları dışlatırdı. Korku ve dedikodu yanı sıra başkanlara yalakalık yapması ile tanınırdı. Vay arkadaş güce bak güce :) insanların iftiralara nasıl çabuk inandığını keşfeden yalancılardan desenize. Çamur at izi kalsını çok iyi oynardı yani anlayacağınız...

Muhtemelen bu yazı o işçinin önüne düşerse ne yapacağını gayet iyi biliyorum :) bu yazılar okunmasın diye hakkımda kurumda dedikodu ve iftiraya yönelik birşey çıkartıp memurları korkutacaktır. Daha önce yaptığı gibi :D Korkan memurlar da amanın zeytuni ile irtibatta olanın başına bela olurlar moduna gireceklerinden de eminim. Yahu bu işçi daha önce bunu yaptı foyası ortaya çıktı siz hala ona inanıyor musunuz gerçekten? O yalan dedikodudan beslenir:D

Neyse bazı bunun gibi  yalakaları destekleyen devlet büyükleri de onun yaptiklarini göreceklerine sanırım  trene bakıyordur değil mi :D kalitesiz espiriyi anca kalitesizlere yaparım :D Hadi öpüldünüz. 

Bu arada batan ekonomiye de dikkat çekerim. Eee hırsızlarla iş birliği yaparsanız onları baş tacı ederseniz olacağı budur!

17 Eylül 2022 Cumartesi

KENDİME NOTLAR - 9 ek HACKER ?

  Biraz da gülelim :)

Şu benim öğrencilik dediğim zamana gidelim.

İlk günlerde siplintır usta, bana bir soru sordu "o bilgisayarın nasıl çalıştığını biliyor musun? aa çok ayıp , ilk bilgisyarı bir kadının icat ettiğinden haberin yok mu yoksa?"

Çocukluğumdan beri makinaların nasıl çalıştığını merak edip içlerine bakmaya çalışan ben, nasıl oldu da bilgisayar için bunu düşünmemiştim. Tabi ki şöyle, çocukluktan beri bir alete dokunduğumda, "aman dokunma çarpar, aman dokunma bozulur..." işte ebeveynler tarafından kurulan bu klasik cümleler sizi bir kalıbın içine soktuğu için...

Ben : "Haklısın bunu nasıl öğrenirim?"

O: "Bozarak"

Ben : "Bozarsam hem kullanamam hem evde sorun çıkarırlar bana"

O :"Öyle değil , içini aç bütün parçaları ayır sonra birleştir. Ne kadar sürede bunu yapabileceğini merak ediyorum. Bugün bütün gün burdayım. Sonra güldü :) tabi yetiştirebilirsen."

Bir makinaya baktığımda resmini kafamda çizdiğimden haberi yoktu. Sadece makina mı dönen bir çark bile olsa kafamda dönerdi.

Ben : " Tamam "

O gülerek gitti. Bu son görüşmemiz mi aceba dedi hatta...

Neyse, oturdum kasayı açtım. Önce biraz baktım. Devreler anahatlar vs... Basit bir yapı dedim başladım sökmeye , kablo renkleri nerelerde hepsi ezberime girmişti bile.

Kardeşim geldi. Oda da bütün parçaları kabloları dağınık görünce şöyle bir duraksadı. 

"Abla naptın?"

"Merak etme geri takacam"

"Emin misin?"

"Dedim ya takarım geri diye"

Kardeşim aslında gülerek yeni bir bilgisayar hayali kurmuş kendine yeni bilgisayar almanın lafını etmişti bile :)

"Bana bir saat ver" demiştim, evet aksaklık çıkarsa diye bir saat demiştim. Ama bir saatten kısa sürede bunu başarmıştım. Yalnız birşey dikkatimi çekmişti. 

Aynı tip iki giriş olan bir yerde, bir kart takılıydı iki tane takılı değildi.

Kardeşime hemen şöyle dedim : " Sanırım bilgisayarı satanlar bizi kazıklamış bak bir parça eksik"

Kardeşim odayı karış karış aradı. Halbuki ben parçaları çok güzel ayırmıştım odaya da kimse girmemişti.

Neyse bilgisyarı açtım. Bizim siplıntır usta :"Bir saat gibi bir süre? Sen yardım mı aldın?" 

"Hayır sadece kardeşim geldi bir ara ama o da tabanda duran kartın anakart olduğunu söyledi o kadar, ben yaparken de baktı, yalnız bir durum var bizi kazıklamışlar bir parça eksik."

Aynını ona da anlattım. Kahkahayı HAHAHAH ile bastı tabi. 

Hayır kazık felan yok o RAM :) Arttırılabilenlerden almışsınız dedi. Sonra RAM anlattı. Bana bilgisayarı tekrar açmamı onu çıkarmamı ve tekrar bilgisayarı çalıştırmamı söyledi. Ve her parçayı bu şekilde çıkarıp açma kapama düğmesine bastım, açılırkenki hatalarını görerek ne işe yaradıkları konusunda da bilgi sahibi oldum. Peki bağlantılar devreler önüme çıkan ekranın tıklanınca yönlendirilmesi... işte onun da bir makina dili vardı dimi? Derya deniz şimdi bu olay, ben neresinden tutayım :D


KENDİME NOTLAR GÜNLÜĞÜ

 Birçok kişinin inanmakta zorluk çekeceği tarzda, hayatımın birinci kısmında yaşadığım kısmi hafıza kaybımın hikayesini kendime notlar adı altında sırası ile yazmaya karar verdim.

Tabi ki uzun yıllar, iki yüzlü şeytanlarımız Gülbin dilek melek ve sinanın şimdiki eşi ezgi bu durumun ekmeğini yemek için kolları sıvayacaklardı. Ve Allah ne zaman isterse o zaman tamamen geri gelecekti.

Ve şimdi anlıyorum neden geçen sene geri geldiğini!

Sebebi ise şuydu : Hafızamın belirli aralıklarla geçici olarak geri gelmişti ama tam anlamı ile değil. Ve 5 şeytan bunu bildiklerinden tekrar geri gelmesin diye çabaladıklarından güvenli bir bölgeye ihtiyacıcm vardı. Özellikle de hafızamın üstüne kimse bişi yazmamalıydı. Yani ben hatırlamaya başladığımda yalancı şarlatanlardan herhangi biri , hiçbir soruma cevap vermemeli ve yönlendirmemliydi.

Peki ben hatırlamıyorum, o şarlatanları yanımda gezdirdim, ya bu insanlar, hatırlayanlar bilenler neden o şarlatanların sözleri ile hareket etmişti hala anlayabilmiş değilim. Bana sorsanıza! Ya da bu kız hatırlamıyor bir durum var bunda desenize!

Hadi onu geçtim Muho! Herkesi geçtim sen güya akıllıydın. Beni en çok sen hayal kırıklığına uğrattın. Eskişehire geldiğimde daha senle tanışmadan önce, okuluna bıraktığım not eline geçmişmiydi bilmiyorum. Ama ben senin ismini not bırakmam için öğrenince seni akıllı sanmıştım.

Gülbinin kötü biri olduğunu bildiğin halde nasıl oldu da onun sözleri ile hareket etmişti tamam bazı şeyleri ortaya çıkarmıştı , sağolsun ama sonra!

Yok ben kendimi acındırıyor muşum? Ne zaman ağladığımı gördün muho! Gülbin size timsah göz yaşları dökerken beni ne zaman ağlarken gördün?

Yok ben hep ön planda olmak istiyor muşum? Pardon da ne zaman şaşalı hareket ettim! Bazıları kendisidir başkası gibi hareket etmez kendine özgüdür o yüzden dikkat çekerler. Ben kendim gibi oldum diye mi suçluyum?

Yok herkes çabalıyormuş? Nasıl bir çabalama bu sorabilir miyim? Her yanıma geldiğinizde gülbin yanınızda mıymıylanıyor... Ya da ikiniz de gülbinle sevgili oldunuz, çocuğunu düşürünce bana affa geldiniz hep birlikte. bir koca iki eski sevgili onun için bana geliyor.. Daha sayayım mı? Kim ne yaptı benim için ? ki zaten sizden bişi isteyen yok. Yaptığınızda bile ben istediğimde değil, beni kendinize göre yönlendirmek için manüpüle ettiniz. 

Siz istiyordunuz ki ben kısmı hafıza kaybı ile sizinle güllük gülistanlık yaşayayım. Bu mu? Bu sizin istediğinizdi siz kendiniz için çabalıyordunuz.

Yaşadıklarım ne kadar kötü olsa da hiçbir zaman unutmak istemem Ama siz beni buna zorladınız siz masum bir kız için çabalamadınız!

İnci denilen o derneğin başkanının sağ kolu, ne karar alınmasında ikna edici konuşma yaptı?Neden insanları ikna edebiliyordu ? Görüntüsünden dolayı tabi ki. Peki Ne dedi? Ben hafızam kayıpken Allah bana ona ne dedittirdi? Ve ben o lafı söyledikten sonra mı?! herşeyi hatırlamaya başladığımda tamamlanmasına engel olmadınız ya da olamadınız?  

Yoksa dernek kapandı ve artık yatırımcılara ihtiyaç duymuyorsunuz ondan mı ? Kendinize samimi davranın bence. Çünki aldığınız karar bu dünyada yapabileceğiniz en zalimce ve hatalı bir karardı!

 Siz cezanızı çekmediniz çektiğinizi sanıyorsunuz. Haccın ötesine gittiğim o rüyamda, ben bu kişilerle aynı yerde olmam dediğimde, senle salihayı dışarı attıklarını anlatmış mıydım? Anlatırım bunların hepsi yazılarımda zamanı gelince yazılacak. Allah bu masumun işleri yoluna girsin diye başınıza belalar getirdi. Cezanız daha kesilmedi! Çünki ben hakkımı helal etmedim. Siz dua edin bu dünyada cezanız kesilsin. Yoksa öbür dünyasını hiç sormayın bile.

Dipnot: Hafıza kayıplarında geri gelişler öyle filmlerdeki gibi birden hoop diye olmuyor. Flashbackler yaşıyorsunuz ve kısım kısım geliyorlar. Benimki toplamda 4-5 aylık bir süreçte tamamlandı. İşte bunu bildiklerinden dolayı her hatırlamaya başladığımda gerisi gelmesin diye çabaladıklarından eminim.

Bu notları yazıyorum çünki, kimseye güvenmiyorum bu bir, ikincisi bir daha unutursam ki artık unutacağımı sanmıyorum ama ne olur ne olmaz dimi :D tedbiren herşey burda kayıtlı kalsın, üçüncüsü emin olun psikolojik bir savaşın içinden nasıl kazanarak çıktığımın adımları Allah"ın istediği birçok insana bununla nasıl mücadele etmesinde rehberlik edecektir.

16 Eylül 2022 Cuma

HAK HELALLİĞİ

 Hani psikologlar diyor ya affedin yok efendim hakkınızı helal edin vs...

Söyleyeyim o durum külliyen YALAN! 

Bir YALAN daha var şu arabesk modundaki söz : 'Güçlü İnsanlar Affeder!' sahi siz hala buna kanıyor musunuz? Güçlü ve akıllı insanlar kendini affeder yoluna devam eder. Şu yanlış anladığınız kısımları bir düşünseniz mi aceba. Kandırılmayı bırakın bence.

Allah size hakkınızı savunun demiş. Hakka girme konusunda da bu durumu size bırakmış. Öyle hakkınızı helal edince yolunuz açılır yalanına kanmayın. Bu kötü insanların iyi insanlara kurduğu son tuzaktır. Emin olun arkanızdan oh ne güzel kandırdım diyen tam yüzde 99 kötü insan bulunmakta olduğuna imzamı atarım.

Ve sırası gelmişken,

Bütün olayları ve yapılanları unuttuğum dönemde bana gelen hakkını helal et affet diyenlere... Neden? diye sorduğumda söyleyemeyen, söylese de algılamadığım (unuttuğum için) hak helalliği isteyenlere !

Hatırlamadığım zamanda edilen hellaliklerin geçersiz olduğunu siz de biliyorsunuz dimi?

Her hakkıma girene hakkım HARAM ZIKKIM olsun! Affetmeye gelince de eğer böyle bir şans verdiyse Allah bana, kimseyi de AFFETMİYORUM! 

Maalesef , dernekte kanserden vefa eden o kıza bile hakkım helal değildir! Benden istediğiniz o helallik geçersizdir!... İşte size örnek.

Yazılarımda yazdığım kişiler ve onları destekleyenler ! Kesinlikle hellalik istemek için karşıma çıkmayın SİKTİRİN GİDİN HAYATIMDAN!

Hee bu arada siz de  bana helal etmeyin ! tabi varsa dimi :D

Hadi eywallah ...